İslamda Kandil var mıdır?

Kandil İslam'a ait bir değer değildir. Eski sümerlere kadar uzanan Panteist kökene dayanır. İslam'ın kutsal gün ve geceleri yoktur. Buna Cum'a da dahildir.''
''Kur’an’da bugün geniş halk kitleleri tarafından kutlandığı şekliyle kandil gecelerine işaret yoktur. Mübarek kabul edilen bu geceler peygamberden sonra (en az 350 yıl) sonra Mısır ve Kudüs'te kutlanmaya başlanmış ve İslam dünyasının çeşitli bölgelerine yayılmıştır.''
''Osmanlı padişahlarından II. Selim döneminden itibaren ‘kandil’ adını alan bu geceler Müslümanlar tarafından mirâciye, regâibiye, mevlüt gibi çeşitli etkinliklerle ihya edilmiştir. ''
''Kandil gecelerini kutlayan her toplum kendi kültüründen bir şeyler eklemiş ve böylece bu geceler gelenekselleşmiştir.''(Dr. Yahya Şenol)

Kur'an'da yer almayan, elçi, ve ona inanların hayatlarında yer vermediği ama günümüz İslam dünyasında ve ülkemizde kutsal geceler olarak kutlanan, yasallaşmış, Allah ve insan ilişkisini bir güne indirgeyen mübarek günler ve çakma geceler!!
Ve bu paralel geceler büyük itibar ve kabul görmüş sanki din'in olmazsa olmazı Allah'ın emri buymuş gibi yaşatılmaya devam edilmiş ve edilmektedir.

Bu cahiliye'yi hortlatmak değilde nedir?

'Muhammed, yalnızca bir elçidir. Ondan önce de elçiler gelip geçmiştir, şimdi o ölürse ya da öldürülürse siz topuklarınız üzerinde gerisin geriye mi döneceksiniz'' uyarısına rağmen insanlık cahiliye adetlerine geri dönmüştür. Cahilliye inançlarla kendilerine itikat oluşturmuş, hayata yayılması istenilen erdemli davranış ve dürüst yaşam tarzı yerine tapınaklar da yaşanan putperest yakarışlar sözüm ona garantiye alınmıştır.!!
İslam, karanlık geceleri yani cahiliye inanç ve yaşayışlarını, yol gösterici olan vahiy ile bilginin aydınlık ışığında gün yüzüne çıkarmak misyonuna sahiptir. O'nun kutsalları, ahlaklı yaşama, dürüst olma, sorumlu davranma, adaletli olma, sözünde durma, kazandığını paylaşma, iyilik ve güzellikte yardımlaşma, emek verme ve hakkı teslime etme, sadece Allah'a bağlanma ve ona verdiği bütün nimetler için her günün anında şükür halinde olmadır. O hiçbir kişiye veya güne veya zamana kutsallık yüklemez, onun ölçüsü değerlerin uygulanabilirliği ile doğru orantılıdır.
Ya sizden öncekilerde akletmemiş ve doğruyu bulamamış iseler!!

''Hayır! Biz atalarımızı geleneksel inanç üzere bulduk;kesinlikle bizde onların izinden gidiyoruz''derler.(Zuhruf 22)
.
Onlar Allah'ın indirdiğine uyun dendiğinde ''Hayır, biz atalarımızı üzerinde bulduğumuz şeye uyarız'' derler. Ya ataları akıllarını kullanamamış, doğruyu da bulamamış idiyseler de mi?'' (Bakara 170)

S
1 kişi takip ediyor.
Misafir olarak yayınla
5
5 CEVAP

Moda derken? Biz Kuran'a göre konuşuruz. Kuranda olmayan şeylere niye inanayım veya uygulayayım? Islamda olmadığı halde din'in getirisi diye bizlere lanse edilmeye çalışılıyor. Biz Allah'a sonrasında ise kitabına inanırız ondan haricen başka bir şeye inanmayız hanımefendi.

S

hindistanda dogsaydiniz budizme inanacaktiniz yani?

M

Evet.

S

“Suçlu Allah’ın dinidir.”
Kralların ve padişahların istibdadına (baskılı yönetim), dinler mesnet olmuştur. M. Kemal
Kaynak: Atatürkün El Yazmaları, Medeni Bilgiler, s 30.

“Din, körü körüne bağlanmaktır.”
Gerçekte dinleri konusunda halkın hiçbir fikri yoktur, din dediği şey, bilinmeyen inanç dizgelerine ve gizle karışık emellere kör bağlılıktan başka birşey değildir. M. Kemal
Kaynak: Atatürkün El Yazmaları, Medeni

Tarih bize öğretir ki, bütün dinler, milletlerin cehaletlerinin yardımıyla utanmaksızın Tanrı tarafından gönderildiğini söyleyen adamlar tarafından tesis olunmuştur. M. Kemal
Kaynak: Atatürkün El Yazmaları, Medeni Bilgiler, Afet İnan

“İnsanları Allah değil “tabiat” üretti”
Natür (Tabiat) insanları üretti, onları kendisine taptırdı da…M. Kemal
Kaynak: Atatürkten Düşünceler, Derleyen: Prof. Enver Ziya

Çünkü malumdur ki, insan tabiatın mahlukudur. M. Kemal
Kaynak: Atatürkün El Yazmaları, Medeni Bilgiler, Afet İnan

“Kaza ve kadere Türkler inanamaz!”
Kaza ve kader, talih ve tesadüf tabirleri Arapça’dır, Türkleri alakadar etmez. M. Kemal
Kaynak: Prof. İlkan Arsel, Teokratik Devlet Anlayışından Laik Devlet Anlayışına
“Duanın faydası yoktur.”M. Kemal

Ali Kılıç (İstiklal mahkemeleri savcısı, anlatıyor: “Meclise geldik. Bir de müezzin geldi. Müezzin ezan okudu. Meclis kapısından içeri girdiğimiz zaman atatürkün önüne sırmalı elbiseler giyinmiş bir imam dikildi. Atatürk ne istediğini sordu. İmam ellerini kaldırarak: “Dua etmeden girilmez!” dedi. Atatürk, “Bu yurt askerin süngüsü ile kurtarıldı ve bu meclis onun gayretiyle kuruldu. Yoksa senin duanla değil! Çekil oradan!” dedi ve imamı eliyle iterek meclise girdi.”
Kaynak: Kemal Arıburnu, Atatürkten Anekdotlar-Anılar

“Arapların dini Türkleri mahvetti”
Türkler, Arapların dinini kabul etmeden evvel büyük bir milletti. Arap dinini kabul ettikten sonra Türk milletinin milli rabıtaları gevşedi; milli hisleri ve heyecanı uyuştu. Bu pek tabii idi. Çünkü Muhammed’in kurduğu dinin gayesi, bütün milliyetlerin fevkinde, bir arap milleti siyasetine müncer oluyordu. M. Kemal
Kaynak: Medeni bilgiler ve Atatürkün El Yazmaları, Afet İnan, Türk Tarih Kurumu Basımevi,
Ankara 1969, s 364-365

Hocaları toptan kaldırmadıkça hiçbir iş yapamayız. Bugünkü kudret ve prestijimizle bugün bu inkilabı yapmazsak, başka hiçbir zaman yapamayız.
M. Kemal
Kaynak: Kazım Karabekir, Paşaların Kavgası; Emre Yayınları, Aralık 1991, s 165.

İnsanlar ilk devirlerinde pek acizdi. Kendilerini koruyamıyorlar, hiçbir hadisenin de sebebini bilmiyorlardı. Kendilerini koruyacak bir kuvvet aradılar. Nihayet insanlık vicdanında bir kuvvet yarattı. O da işte Allah’tır. Herşeyi ondan beklediler, ondan istediler. Hastalıktan, felaketten korunmayı hep Allah’larından istediler. Fakat modern çağlarda insan herşeyi Allah’tan beklemedi. Ancak toplumdan bekledi. Her şeyin koruyucusu insan cemiyetidir. Bizi koruyan, refah içinde yaşatan toplumdur.
M. Kemal
Kaynak: Enver Behnan Şapolyo, Atatürk ve Milli Mücadele Tarihi, 1932, s 305.

Masum ve cahil insanları, yüzlerce Allah’a taptırmak veya Allah’ları muayyen gruplarda toplamak ve en nihayet bir Allah kabul ettirmek, siyasetin doğurduğu neticelerdir. M. Kemal
Kaynak: Türk Tarihinin Ana Hatları, 1930, Devlet Matbaası, s 220-221

İnsanlar, kurtçuklar gibi sulardan çıktılar en önce… İlk ceddimiz balıktır. İşler daha daha ilerledikçe o insanlar, primat zümresinden türediler. “Biz maymunlarız”; düşüncelerimiz insandır.
M. Kemal
Kaynak: Ruşen Eşraf Ünaydın, Atatürk Tarih ve Dil Kurumları, s 53.

Muhammed, iptida Allah’ın resuluyüm diyerek ortaya çıkmamıştır, bunu düşünmemiştir. Bu düşünce, senelerce mücadele ettikten ve fikirlerini neşreyledikten sonra kendisinde hasıl olmuştur.
M. Kemal
Kaynak: Nokta Dergisi, 17 Kasım 1985

Muhammed’in peygamberliğinin başlangıcına dair birçok eski rivayetler vardır. Bunlar artık efsanelere karışmıştır. Hakikatte peygamberin ilk söylediği Kuran ayetinin ne olduğu malum ve belki de mazbut değildir. Kuran sureleri Muhammed’e açık semada peyda olmuş bir şimşek gibi günün birinde, birdenbire bir taraftan inmiş değillerdi. Muhammed’in söylediği sureler uzun bir devirde dini düşüncelerinin ürünü olmuştur. Muhammed, bu surelere birçok çalıştıktan ve incelemeler yaptıktan sonra edebi şeklini vermiştir. M. Kemal
Kaynak: Afet İnan, Atatürkün El Yazmaları, 2000′e Doğru Dergisi, 8. Sayı, s 15-16.

Türk milleti, bir kelimesinin manasını bilmediği halde, Kuran’ı ezberlemekten beyni sulanmış hafızlara döndüler. M. Kemal
Kaynak: Medeni Bilgiler, Afet İnan, Türk Tarih Kurumu Basımevi, Ankara 1969, s 364-365.

Benim bir dinim yok ve bazen bütün dinlerin denizin dibini boylamasını istiyorum. Hükümetini ayakta tutmak için dini kullanmaya gerek duyanlar zayıf yöneticilerdir, adeta halkı bir kapana kıstırırlar. M. Kemal
Kaynak: Andrew Mango, Atatürk,

A

Yani?

S

Tamamı uydurma ve devşirme olan bir olgunun, kaynağını sorgulamadan, ritüellerini sorgulamak anlamsızdır

Arzen Çiga 1 yıl

Bakın Atatürk ve Türk toplumundan söz ediyorsunuz. Atatürk ateist olabilir. Ama ateist diye siz de öyle olmak zorunda değilsiniz. Tabii ki sırf Atatürk için bu tercihi yapmadınız. Ama örnek göstermeyin. Zaten bizler kişinin dinine bakmayız yaptığı işlere bakarız.

Sema Kizmaz 1 yıl

Selda cuma günü ile ilgili birazdan paylaşım yapacağım İnşallah.

Sema Kizmaz 1 yıl

Kaynak dahi, muhaliflerin sorularıyla şekillenmiş. Kişiye ve olaylara özgün söylemleriyle asıl itiraz edilmesi gereken, Tanrı algısına bile küfreden Kur'an ın kendisidir

Arzen Çiga 1 yıl

Konuşacaksak Kurandan konuşalım. Başkalarının şahsi fikirleri ile ilgilenmiyorum.

Sema Kizmaz 1 yıl