Ahlak kavramının dinle alakası nedir?

Ahlak, iyi (ya da doğru) ve kötü (ya da yanlış) arasındaki farklardan doğan ve isteklerimizi, düşüncelerimizi ve hareketlerimizi etkileyen davranışsal algıların tümüne verilen isimdir.
Etik ise bununla ilgilenen felsefe dalina denir, yani iyi yi yada kötüyü dogruyu yada yanlisi belirlemeye calisan bilimsel dal.
Insanlar bu dünya ustunde var olduklarindan beri, beraber yasayabilmek icin ahlaki kanunlar koyma geregini duymuslardir, bu beraber yasayabilmek icin mecburiyettir.
Bilmek istedigim sey ahlak kavraminin DIN ile alakasi nedir.?
Ahlakin kökeni nedir??
Bu gun dine inanmayan insanlar ahlak kavramini nereden almislardir??

C
1 kişi takip ediyor.
Misafir olarak yayınla
51
51 CEVAP

Buna evrimsel açıdan açıklama yapılabilir ; ahlak, kişiler arası sürtüşmeyi azaltmak için konulan toplumsal kurallardır. Bu kurallar işe yararsa toplumdaki bireyler tarafından taklit edilip, diğer nesillere aktarılırlar. Toplumlar arası da farklılık gösterir çünkü arada engeller vardır, dil, mesafe, kültür, coğrafi farklılıklar gibi. Dinin ahlaki etkisi vardır tabii çünkü din, en büyük kültür üreten kurumdur.

K

Cem selam,
Ahlak dinin bir turevidir, insanın kendi icadı değildir.

Bu nedenle bugün imansizlar dahi fıtrat ve az da olsa dinle ilgili kazanımlarını tamamen terk edemeyisi yüzünden reddettiği dinin Kırıntısı na sahip cikabilmektedir.

A

Sercan bey
Kurt sürüsündeki dişi ile birleşmek istemeye yeltenen yabancı erkek kurdun sizce bir ahlak anlayışı var mıdır. Bu davranış biçiminin hayvanlar aleminde olması normal iken, insanlar ise böyle bir durumu kendi sosyal hayatlarında "ahlaksızlık" olarak kabul etmiyor mu. Oysa ki kanunlara baktığımızda bunun bir cezası yok. Çünkü bir kişi başkasından hoşlanıyorsa eşinden boşanıp o kişi ile evlenmesine kanunlar engel olmuyor. Ama biz bunun AHLAKSIZLIK olduğunu biliyoruz.

Yemeklerin paylaşılmasında da güçlünün sözünün geçtiği hayvanlar aleminde bir ahlaktan bahsedemeyiz. Orada sadece doğanın kuralları var. Güçlü olan hayatta kalır. Oysaki biz biliyoruz ki, başkasının rızkına göz diken kişi AHLAKSIZDIR. Kanunlar buna da engel olmuyor. Bir ihalede güçlü olanın düşük fiyat verip işi alarak rakiplerini işşiz bırakmak sureti ile batırmasına engel olan hangi kanun var. Yada bir müdürü yüksek ücret ile transfer ederek rakip firmayı batırmaya hangi kanun engel oluyor.

H

Sosyallik ve birlikte yaşama durumu ortaya çıktığı zaman, kişiler/canlılar arası sınırlar da önem kazanmaya başlar. Belirli bazı kuralların konulması/işletilmesi gereklidir yoksa bireyler arası sürtüşme artmaya başlar ve sosyal toplum da sürdürülemez hale gelir.

K

İnsanlar once atiyirum, kari koca degil de karisik yasam surerken " bu bizim yaptigimiz ayip, yanlis deyip artik aile icin es olmayi" mi buldular yani size gore!

Buna mi inaniyorsunuz cidden.

A

Herşey birdenbire olmuyor, değişim uzun sürer.

K

Soruma net cevap versenize, konuyu dağıtma yın.

A

Ne sorusu ?

K

İnsanlar once atıyorum, kari koca degil de karisik yasam surerken " bu bizim yaptigimiz ayip, yanlis deyip artik aile icin es olmayi" mi buldular yani size gore!

Buna mi inaniyorsunuz cidden.

A

Neden herşeyin birdenbire olması gerektiği sonucuna varıyorsunuz? Bu neredeyse bütün dindarlarda gördüğüm bir şey.

K

Sanki insanlar nesiller boyu yaşamıyor, bu konuları konuşmuyor, tartışmıyor, tecrübe etmiyor, bu konular bilimsel araştırmalara konu olmuyor.

K

Birden bire diye bir şey yok çünkü insan kendi icat etmiyor. Yaşam biçimi olarak verilen norma uyuyor. Bazıları ise ayrı yerlere gidince sapitabiliyor ve işte o zaman yanlış ahlak anlayışı doğuyor.

A

Bilimsel Araştırma deyip duruyorsun. Hadi aile yaşamını kimler ne zaman icat etmişler bilimden göster.
Yahu, inat edince doğru mu yaptığınızı sanıyorsunuz.

A

Psikolojinin gelişmediği dönemde kişilik bozuklukları i akıl hastalıkları bir şekilde normal veya üstün kişiler gibi görülebiliyordu. Şimdi o tip insanlara, psikolojinin, bilimin verileri ışığında bakıldığında görülecek şey bellidir.

K

İnat eden sensin, ben değilim.

K

Kemal, bilim dedin, ben de buyur bilimden ispatla dedim.
Hadi, ya ispat yada bilim milim deme bari.

A

https://sosya.wordpress.com/2012/07/11/ailenin-dogusu-ve-gelisimi/

K

bilimin yeni keşfettigi akraba evlilikleri sakatlıkları olmasın diye din bunu daha evvelden bildiren bir uyarı olmasın ))

M

Ben yazıyı tam okumadım, cok uzun olduğundan suzerek aşağı indim.

Yazıda aile olmanın nedeni, tek eşli aile olmaya geçiş falan anlatılıyorsa da aile olmak gerektiğini hele de tek eşli aileye karar verildiğini gösteren bir tarih içeren yazı, tablet falan göremedim.

Şimdi bu tanımlara göre ozellikle tek esli aile olmayı insanlar tecrübelere göre mi buldu denebilir?

İnsanlar aile oldu çünkü yaratılış ve çoğalma da neslin sağlıklı devamı için başka aileden birleşerek üreme istenildi.

Yazıda aile hakkında görüşler var ama ornegin aile olmadan onune gelenle yasanirken hangi medeniyet ilk aile olma becerisini göstermiş bu yok.

A

Bu tip konular antropolojinin konusu ve onun da söylediği aile kurumunun dönemler halinde değişiklik göstererek bugüne geldiği.

K

Yahu aile olma sonradan ise hangi medeniyet karara bağlamış, yazı, tablet vb. Delil diyorum.

A

Siz insan yaratıldı başıboş mu bırakıldı sanıyorsunuz!

A

özellikle Roma İmparatorluğu’nda akrabalık sistemi patriarkal yapıya rağmen kadını belli bir ölçüde koruyordu. Kadın kocasına değil babasına tabiiydi. Bu da kendisine kocasının evinde belli bir özgürlük kazandırıyordu. özellikle babasının ölümüyle birlikte özgürlüğüne tam olarak kavuşuyordu. Ev içinde görevleri esas olarak çocukların yetiştirilmesiydi.

Erkeklerin evlenme yaşı yüksekti, kadınlarınki daha düşük. Evlilik için her iki tarafın ve babaların onayı ön koşuldu. Gelin belli bir drahoma getirmek zorundaydı ama damat buna dokunamıyordu. Boşanmalar sıktı ve gelin boşanınca drahomasını alıyordu. Evlilik anlaşması olmadan birlikte yaşamak da mümkündü ama yasal çocuklar ancak evlilikle mümkündü. Evlilik dışı çocuklarsa toplumda dışlanmıyorlardı.

Ölüm oranının yüksekliği hayatta kalan çocukların sayılarını sınırlıyordu. Ayrıca çocuk öldürme, çocuk sayısını sınırlamak için en çok kullanılan yöntemdi. Aileler kendi çocuklarının sayısını sınırlı tutarken, evlat edinme müessesesi önem kazanmıştı. Köleler üzerine kurulu ekonomik düzen de, ayrıca aile işletmelerinin azalmasına neden oldu. Doğum kontrolü nedeniyle nüfusun azalması ve köleler üzerine kurulu ekonomik düzen tarihçilere göre Roma İmparatorluğu’nun çökmesinin ana nedeniydi.

Roma döneminde ailenin geçirdiği değişim bugünkü postmodern değişimin neredeyse aynısıydı: Boşanma oranının yüksekliği, evlenmeden birlikte yaşayanların artışı, çocuk sayısının azalması. Ortaçağda aile içinde patriyarkal yapı devam ediyor olmasına rağmen aile reisinin gücü geçmişe göre azalmaya başlamıştı. Köklerin devamının ailenin ana motifi olması, yerini üretime dayalı aile modeline bırakmıştı.

K

Roma dönemi anlatılmış.

K

Roma'dan önce aile yokmuydu yani? Bilimsel dediğin bu mudur?

A

Roma dan önce aile yoktu diyen mi var ?

K

Aile yapısının evrimini, değişimini açıklayan bir yazı bu.

K

Konumuz ahlakın dinden oldugu ve bunu ispat içinde aile örneği islenmeseydi.

Ben din dedim, sen insan icadı dedin ve bilim ispatlar dedin. Ama bilimsel bir tespit yok, olamaz, çünkü insanlıkla birlikte din kaynaklı dir.

A

İlla ki bir yazı, kanıt gibi bir şey istiyorsan Hammurabi Kanunlarına bakabilirsin mesela, orada aile ile ilgili düzenlemeler de mevcut.

K

Anlıyorum, inandığın için kanıt olsa dahi, inancını korumak amacı ile, reddedeceksin.

K

İnsan icadı ve bilim bunu ispatliyor diyen sen onu oradan delillendirmelisin.
Ben kurandan delil veririm ama sen kabul edemezsin.

A

Yukarıda örnek verdim, ayrıca her dönemde, özellikle avcı toplayıcı oldukları veya daha eski dönemler, insanlar bu tip anlaşmaları ve yapıları yazıya dökmek zorunda değiller.

K

Kemal sen bilim ispatliyor diye nasıl ortaya çıktın o halde...

Ben kurandan ispatlar im. Sen o zaman kabul edecekmisin peki?

A

Kuranda yazan inanan insanı bağlar, Hammurabi yasalarını verdim ya, görmedin mi ?

K

Sen hammurabi yasalarına mi iman ediyorsun? Hadi oradan göster, aile yokken aile ne zaman kurulmaya karar vermişler.

A

Ya arkadaş ne iman etmesi, Hammurabi yasalarının tarihi ne zaman, islamın çıkış tarih ne zaman? Eğer senin aile yapısı islam ile beraber ortaya çıktı gibi bir iddian varsa, geçersiz bir iddia, neden ısrar ediyorsun anlamadım ki?

K

Bu durumun dine halel getirecek bir tarafı mı var ?

K

İslam ne zaman çıktı sanıyorsun acaba, hammurabi kanununundan sonra mı?

A

Ne zaman çıktı peki ?

K

Bunu önce sizin cevaplamis olmanızı beklerim.

A

Sercan, Antropoloji üzerinden Ukala lik yapma, muhatabini tanimdan ortaya iddiali cikma altında kalabilirsin.

Hadi sen Antropoloji ile ispatla. Önce rastgele yaşamı sonra aileye gecildigini gösteren mezarlar, Kafataslari falan mı bulacaksın yoksa!

Şirinler sizi...

A

İlk insandan beri din var diyeceksen, gösterilecek herhangi bir kanıtın senin için sorun olmaması gerekir.

K

Tabii burada bilimsel açıdan bakıldığında, işte bu ilk insandır diyebileceğin bir canlı yok çünkü her canlı geçiş süreci içerisinde değerlendirilir.

K

Ahlak kültürden kültüre topluma göre görecelidir. Bizim toplumumuzda ayıplanan bir davranış bir başka toplumda normal karşılanır

H

Bugün gelinen noktada değişik ahlak anlayışları olduğu için göreceli olması doğrudur.
Ama konu ahlak nerden doğdu? İnsanların kendi buluşumudur yoksa bir ahlak belirlemesi yapılmış ama sonradan ondan ayrılmalar mi olmuştur?
...
Ahlakın çıkış yeri dindir ve herkes için ortak bicimlenmistir.

Zamanla ayrilmalar olmuşsa da asıl olan insanlarin kendi icadi olmayip dinin bir turevi olmasıdır.

A

Var ama senin gibiler kabul edemez ki! Dusuneceksen söyleyeyim.

A

İnsan türü neslini devam ettirebilmisse bu kendisine biçilen yaşam şeklinde ahlak dediğimiz aile kurumlarının da baştan bilinmesi ve kabulü ile olabilmistir.
Bunu da insanı yaratanın aynı zamanda yaşam biçimi yani dinini de belirtmesi ile aciklayabiliriz.

Dolayısıyla kuran bunun delili olmaktadır.
Sizler nasıl ki bir Sümer tabletini bir yazıti delil kabul ediyorsanız kurani da bi konuda delil kabul edebilmeniz gerekir.
Aksi halde objektif olmaktan bahsedemezsiniz.

A

Savaslar, kaos olur, kuvvetli olan her diğer cinsi kendine ait kılmak ister falan filan...

A

İnsan kadar akıllı ve aclik dışı yok eden hayvan biliyormusun!

Hayvanlarda gücü yettigince diğer cinsi sayi olarak olabildiğince fazla sahiplenmiyormu !

A

Insandan bahsediyorsak "farkın olmasaydı yok olurdun" dersem yeterli olur mu!

A

Yandik desene! Mobilde yim ve harfler uçuşmaya başladı. Daha fazla yazmadan biraz ara vereyim bari.
Siz de düşünün biraz da olsa. Ama gerçekten düşünün.

A