Hacerül Esved Taşı Nereden Geldi?

Hacerül Esved Taşı Nereden Geldi? Hacerül Esved Taşı Nereden Geldi?
Ferhat Keleş
F
1 kişi takip ediyor.
Misafir olarak yayınla
20
20 CEVAP

Hz İbrahimin getirdiği söyleniyor rivayetlerde

Ömer Boynuuzun
Ö

bu taşın İslam öncesiyle de ilgisi var. mehmetS. Öke'de dinlemiştim

Tenzile Yurdakan
T

Nereden geldiğinin önemi yok. Önemli olan insanların ona ne değer biçdigidir. Cennet den geldiğine inanılan kutsal kabul edilen bir taş.

Ahmet Guner
A

Petra'dan çalındı.

Yusuf Murtezaoğlu
Y

Bununla ilgili bir kaynak paylasabilir misiniz?

Ferhat Keleş 1 yıl

Hangi kaynaklar senin için güvenilir?

Yusuf Murtezaoğlu 1 yıl

Bir arastirmacinin derledigi tez olabilir.

Ferhat Keleş 1 yıl

Ferhat Keleş ne yaptın ne durumdasin araştırdın mı? Yoksa hâlâ armudun pişmesini mi bekliyorsun?

Yusuf Murtezaoğlu 1 yıl

Özetle seni bekliyorum

Ferhat Keleş 1 yıl

Taş cennetten geldi.. Araplar taşı elleye elleye bembeyaz taş kapkara oldu..

Kamil Andersson
K

Gecen izledigim bir goruntude kaynak yapiyorlardı cennet taşina...

Ferhat Keleş 1 yıl

Bilindik varsayımlar haricinde ciddi bir kaynak derleyen var mı? Ilk olarak nezaman yerine konulmuş acaba tarihlendirme ve olay silsilesi edinen var mı?

Ferhat Keleş
F

Hacer-ül Esved ne demek ?

Metin Yönet
M

Vajina olsa gerek başka birşeye benzemiyor

Mehmet Çırkın 1 yıl

Şimdi bu söylediklerinizi düşününce putperestlerden ne farkınız var diye sorası geliyor insanın.. Adı bile siyah taş olan alalade bir taşa bu kadar değer yüklemek de neyin nesi? Vay cennetten gelmiş de vay adem almış da ibrahim atmış da.. Reddediyorum sizin kafanızdaki bu uyduruk dini..

Metin Yönet 1 yıl

Bu halinizi Muhammed görse sopa ile döverdi sizi..

Metin Yönet 1 yıl

Ha ha ha... 1. Eski öğretilerde geçiyor diyorsun evet geçiyor çünkü hepsi de o yahudi dediğin adamların uydurmaları.. İslamda onlardan almış Hristiyanlıkta.. O yüzden her yerde geçiyor.. Hepsi de Yahudilerin Sümer ve Babil halklarından aldıkları üstünü süsleyip kakaladıkları uyduruk inançlar.. 2. Doğduğumda var olan bir dine inanmam.. Çünkü misal olarak sen Hindistanda doğmuş olsaydın bu gün ineğe tapıyordun.. Dinin değerli olması için benim araştırıp soruşturup doğruyu görüp inanmam lazım.. Bu güne dek de böyle bir din görmedim.. 3. Kimsenin kafasını bulandırma gibi bir niyetimiz yok.. Sadece doğruları anlatıyorum.. İster inanırsın ister inanmazsın bu senin sorunun.. 4.Ölünce sopa yiyen gördünüz mü hiç? Ya da şöyle sorayım hiç ölüp sopa yiyenleri gördünüz mü ?

Metin Yönet 1 yıl

Sana "Kara Taş" ınla mutluluklar dilerim.. Sarıl yat.. Seni cennete götürür belki

Metin Yönet 1 yıl

Rivayetler yalan o taş benim büyük büyük dedemin taşıydı çaldılar. Dedem de normal taştir deyip üzerine düşmemiş. Kulak kulağa böyle geldi ben kulak yalancısıym. Tşk

Eren Abravcı
E

siyah taş

Ercan Ozman
E

Her konuda engin bilgiler paylaşan arkadaşların bu konuda dokümanlari yok mu?

Ferhat Keleş
F

İlgili taş ve bakım çalışması.. Kaynak makinesi ile tamir edilişine yönelik görüntüleri bilabilirsem ekleyeceğim.. https://youtu.be/eQcj-3Mr0Wo

Ferhat Keleş
F

Arkeoloji ve Hacer-ül Esved

İngiliz arkeolog gezgin HarryS. J.Philby, Arap Yarımadası'nın Rub'ul Hali (boş bölge) denilen en ıssız bölgesini keşif çalışmaları sırasında, rehberlerinin kendisine, Gökten yağan taşlarla yok olan Ubar kenti'nden bahsettiklerini, kervanına ait bir çok devenin kaybı pahasına bu yere 1932'de ulaşmayı başardığını anlatır. Bu yönde ifadeler Kuran'da de sık sık geçmektedir.

Batı kaynaklı haritalarda ''Wabar'' diye isimlendirilen bu yere ulaşıldığında, manzara oldukça hâyal kırıklığına neden olur. İnsan eliyle yapılmış herhangi bir kalıntı yoktur. Kahverengimsi sarı renkli kumlar arasında yalnızca iki adet oldukça sığ çöküntü ve bunlar çevresinde bir dizi koyu renkli döküntü etrafa saçılmış urumdadır. Philby, bu döküntünün lav olabileceği düşüncesindedir. Topladıkları birkaç avuç siyah, camsı boncuk görünümlü taneleri, rehberler yok olan kadınlarının taktıkları süsler olarak yorumlarlar.

Rehberlerce yine o civarda bulunan oldukça paslanmış bir demir külçesi de, insan eliyle yapılmış kalıntıların örneği olarak Philby'e sunulur. Gezgin, tavşan büyüklüğündeki demir parçasını inceler ve çevredeki çöküntülerin volkanik kökenli değil, yer atmosferi dışından gelen bir meteoride ait olduğunu anlar. Daha sonra yapılan laboratuar analizleri onun bu tahminini doğrulayacaktır.

1995'te düzenlenen keşif gezisi

Mart 1995'te bölgeye yeni bir keşif gezisi düzenlenmiştir. Bunda amaç, yeryüzündeki sayıları oldukça sınırlı olan (toplam 150 kadar) çarpma kraterlerinin istatistiğine katkıda bulunmak ve bu ulaşılması ve incelenmesi çok zor (ısı gündüzleri gölgede 60 derecedir) bölgedeki krater kalıntıları hakkında yeni bilgiler edinmektir. Modern olanaklarla bile 10 gün süren bu gezinin sonuçları "Sky and Telescope" dergisinde özetlenmektedir.

Krater alanı ve buluntular

Krater alanının koordinatları 50 derece 28' 24'' Doğu ve 21 derece 30' 12'' Kuzey olarak verilmektedir. J.C. Wynn veE. M.Shoomaker'ın grubu bölgede sistemli jeofizik ve jeolojik tarama ve ölçümler yapmayı hedeflemiştir. Üç kraterden oluşan kraterler grubu kuzeybatı-güneydoğu yönünde 1000m'ye 500m'lik bir alanı kaplamaktadır.

Büyüklükleri sırasıyla 11m, 64m, (Philby A krateri) ve 116m (Philby B krateri) 11m'lik kraterler Philby zamanında biliniyordu (Kumların hareketi bu krateri yeniden ortaya çıkarmış olmalı). Philby A krateri, 1932'de bütünü ile görülebilirken şimdi sadece güneydoğu kesimi kumların üstündedir. Kenara yakın bölgelerde bazı çarpma etkili kalıntılar, (Glass bombs', instants rocks', meteor kalıntılar) vardır. Büyük bir şans eseri, keşif heyetinin ulaşmasından 1 gün önce yağan yağmur, kumların hareketini yavaşlatmış ve kesit belirleme çalışmalarına olanak vermiştir.
Philby A'nın yapısının Arizona'daki meteor kraterine benzer şekilde ''en üst tabakaların deformasyona uğradığını ve kendi üzerine katlandığını'' göstermektedir.

PhibyB, 1932'de (2m. Derinliğinde ve bütünü ile gözlenebilir haldeyken bu ziyarette doğu kenarlarını izleri bulunabilmiş ve derinliğinin 3 1/2m'yi aşmadığı hesaplanmıştır. Civarda birkaç milimetre çapında camlaşmış tanecikler saptanmıştır. Bunlar Philby'nin rehberlerinin hediye olarak topladığı ''boncuk tanecikleri'' olmalıdır. 500m. Çaplı çarpma bölgesi, meteor kalıntıları ve kumla karışık oksitlenmiş metal parçaları içermektedir ve bunların yoğunluğu kratere doğru artmaktadır.................... Meteorun özellikleri

Wabar (Ubar) meteor örneklerinin analizi %94 demir, %6 nikel, %2 kobalt ve daha az oranda iridyum ve bakır içermektedir. Yaşı hakkındaki tahminler ise çöl ortamının yarattığı belirsiz etkisi ile, bir tahmine göre birkaç yüz ile birkaç bin yıl arasında, bir başka tahmine göre birkaç bin ile yüz bin yıl arasında değişiyor. Meteorun atmosfere girerken parçalandığı ve birkaç büyük parçaya ayrılarak bir kraterler kompleksi oluşturduğu anlaşılmaktadır. Krater büyüklükleri göz önüne alındığında, çarpan meteoridin 300 tondan fazla 4-5m. Genişlikte olması gerekir.

Demir-nikel ana parçaları çarpma sonucu buharlaşmış olmalıdır. Önemli bir bölümü erimiş ve kumla karışmıştır. Phily B kraterinin 200m. Güneydoğusundan 2 tonluk bir meteoridin 1965'te ortaya çıktığı ve Aramco tarafından Riyad Kral Suud Üniversitesi'ne taşındığı da belirtilmektedir.

Değerlendirme ve sonuç

Wabar (Ubar) bölgesi gerçekten ilginçtir. Ve yerel bir dizi söylence ve efsanenin kökeni olmuştur. Kabe'deki Hacer-ül-Esved'in buradan ya da buna benzer bir yerden taşınma olasılığı yüksektir. Çöllerdeki kum tepelerinin hareketi, bu tür oluşumları birkaç yüz yıl içinde örtebilecek güçtedir. Fakat bir zamanlar görülmeyen krater yapıları zamanla tekrar açığa çıkabilmektedir.

Bu nedenle 1500 yılı çok aşkın bir yaşa sahip olması gereken Hacer-ül Esved, Wabar'dan bir parça olabilir. Bu konuda kesin kararı, kutsal kara taşın 'zarar vermeden değerlendirme' (nondestructive evulation) yolu ile kompozisyonunun belirlenmesi ve Wabar'daki buluntularla karşılaştırılması yeterli olacaktır...........

com-6z1ajhnj2e0mn94emjwm.jpg

Ercan Kumanlar
E

Ben de aynı kanıdayım. Bu taş muhtemelen bir göktaşı ki bu kadar benimsenmiş ama hic bir kayanagın sorgula masıni dahi kabul etmeyen suudiler buna da izin vermeyecekelerdir..

Ferhat Keleş
F

Gökten düşen kara taş ana tanrıça nın göbeği / Rahmi dir. Bu sebeple Nebati baş tanrısı zuşeyra/ duşara yı simgeler. Zuşeyra ana tanrıça allat ın oğlu ve kocası dır. Anayanlı kültler ana oğul ensesti üzerine kuruludur. Kabe bir Nebati tapınaktır ve allat ile zuşeyra içindir

Mehmet Bacak
M

Senin bu anlattığın babil dininde baal ve işitar hikayesi. İnsanlar ondan esinlenmiş olabilir.

Serhat Hasçelik 1 yıl

Serhat Hasçelik zuşeyra ve allat Nebati Tanrı’ları dır. Nebatiler mö 580 civarı tarih sahnesine çıkmıştır. İbni Abbas Mekke nın Nebati kökenli olduğunu ve ibrahimin oğlu İsmail in Mısırlı’ eşinden olma naboyat ın soyundan geldiğini yazar. Elbette ki gerçek nabukadnezar ın bölgede zorunlu göçe tabi tuttuğu Iraklı toplulukların yeniden yerleşimidir. Kendilerine Tevrat ın gerçek koruyucusu diyen Samaritler de Nebati ler de bu zorunlu göçler ile ortaya çıkmıştır. Babil etkisi yadsınamaz zira zuşeyra el ve Baal, aillat / ellat da astoreth aphrıdithe ile özdeş kabul edilir. Ancak kesin olan ellat ın anatanrça olarak algılanmasıdır..

Mehmet Bacak 1 yıl

Kibele’nin vajinası o

Deniz Akcaa
D

cennetten geldi tabi ki. Soruya bak.

Ender Kırman
E

Hacer ül Esved, gerçekte bir meteorit'dir. Çevrede kendisiyle benzer özellikle çok sayıda meteorit de bulunmuştu zaten. Bununla birlikte, taş 930'lu yıllarda Kabe'den çalınmış, ancak 20 yıl sonra bulunup geri getirilebilmişti. Bu durumda, orjinal taş olup olmadığı biraz soru işareti gibi duruyor. Ayrıca, Kanuni Sultan Süleyman da kendisi ve Hürrem için yaptırdığı türbenin giriş kapısı üzerine Hacer ül Esved'den birkaç parça alıp yapıştırmış durumda. Hala da duruyorlar Fatih Süleymaniye Külliyesi içindeki türbelerinin giriş kapısı üzerinde.

Zafer Evler
Z

İbrahimin karısı Hacer in vajinasıdır diyor bir kaynak.
Ibrahim karısına olan aşkının göstergesi sonucu yaptırmış.

Reşat Şit
R

Bu taş, bir metordur, bu taş çok önceden beride insanlar kabeyi tavaf ederken kaçkere döndüklerini karıştırıyorlardı, bu taş herhangi bir köşeye konup, tavafa başlama noktası olarak belirtirildiki, her dönüşte (kaç kere ) döndüm yanlışlığına düşmemek için o taş baz alınır,,bu kadar badit

Ali Yumrutaş
A

Göktaşı - Semavi değere sahip

Mehmet Başaran
M