Caner Taslaman'ın Ebubekir Sifil hakkında açıkalama

Caner Taslaman'dan Ebubekir Sifil açıklaması

Caner Taslaman dün yapılan TV programında hadislerin dindeki yeri konusunu tartıştığı Sifil hakkında açıklama yaptı.

Işte Taslaman'ın yaptığı o açıklama: NE DEDİM, NE DEDİ BU programdaki amacım, Allah’ın diniyle (Kuran) uydurmalar arasındaki farkı göstermekti. Şartlanmadan bakanlar için bunun gerçekleştiğini sanıyorum. Benim için maksat gerçekleşmiştir. Karşı taraf beni tartışma konusu yapıp (oryantalizm gibi boş söylemlerle) çürük bir sistemin hesabını vermekten kaçtı, topu taca atmaya çalıştı. Şimdilik bu kısa özet, bence olayı anlamak isteyenlere yeterlidir:

1-Kuran dışı kaynaklardan dinin farzı ve haramı çıkmaz dedim; çıkar dedi.

2-Sinek hastalık taşır, sineği yemeğe batırıp sonra atma hadisi bu dine bir iftiradır dedim; sineğin bir kanadında zehirin panzehiri var, hadis sahihtir dedi.

3- Mürtedler (dini inancından dönenler) öldürülmez, bu Kuran’a aykırıdır dedim; öldürülmeleri gerekir dedi.

4- Namaz kılmamaya bu dünyada insanların vereceği bir ceza yoktur dedim; namaz kılmayan ölene kadar hapsedilir dedi. (Çoğunluk görüşü öldürülmeli)

5- Deve idrarı hastalıklara sebep oluyor, bunu din diye anlatmak yanlış dedim; deve idrarı şifadır, hadis sahihtir dedi.

6- İslam adına kadın sünneti yapılıp kadınlar sakatlanıyor dedim; kadın sünneti yararlıdır dedi.

7- “Ölünün arkasından ağlanmasından dolayı ölüye azap edilir” hadisi Allah’a iftiradır dedim, bu hadisi Hz. Ayşe Fatır-18’e dayanıp reddetmiş dedim; o da kütübi sittede Hz. Ayşe’nin bu hadisi reddi de geçiyor, bunu niye söylemiyorsun dedi.(Sanki ben bunu reddediyormuş ve bu, öbür hadise sahih diyen Buhari’nin hatasını örtüyormuş gibi. Bu çelişkili ifadelerin ikisine birden sahih demelerinin hesabını ben değil, bu kitapları Kuran gibi dinin kaynağı görenler vermeli.)

8- Bütün her şeyin Peygamberimiz için yaratıldığı (Levlake diye bilinen hadis) hadisi Kurana, akla ve birçok hadise zıttır dedim; bu sözün hadis olduğunu reddedip manasının doğru olduğunu savundu.

9- Kız çocuğunun idrarının erkek çocuğunkinden daha pis olması kadınla ilgili yığınla aşağılamadan biridir dedim; kız çocuğunun idrarı erkek çocuğunkinden pistir hadis doğru dedi.

10- Kadınları aşağılayan birçok hadis söyledim; bunlara cevap vereceğine topu taca attı. 11- Kadın ve erkeğin karışık iş ortamında ve okulda bulunmasının İslam’a aykırı olmadığını savundum; buna inanmasına rağmen açık ve net bir ifadeyle sahip çıkmadı.

11- Acve hurmasını yiyene zehirin tesir etmeyeceğini söyleyen “sahih” olduğu söylenen hadise kendisinin de inanmadığını göstermek için acve hurmasını ve zehiri stüdyoya getirdim; program boyunca bunlar masada olmasına rağmen sahihliğini reddedemeyeceği ve daveti kabul edemeyeceği bu hadisten kaçtı.

12- Peygamberimizin namaz kılarken önünden geçen çocuğa beddua edip bu çocuğu kötürüm yaptığını ifade eden kütübi sitte hadisi, Peygamberimize büyük bir iftiradır dedim; “bu hadis zayıf” deyip (sanki bu hadis “sahihtir” diye bir şey demişim gibi), zayıf hadisin tarifine konuyu getirip topu taca atmaya kalktı, “Ebu Davud peygamberimize iftira atmış” bunu kabul et o zaman çağrıma ise cevap vermeyip, bunun bir iftira olduğunu söyleyemedi. (Piyasadaki din kitaplarında kütübi sittedeki zayıf hadislerin de bolca kullanıldığını, bu konularla azıcık ilgisi olan bilir.)

13- Peygamberimizin büyülendiği müşrik iddiasıdır (İsra 47; Furkan 8), bu konudaki hadisler uydurmadır dedim; hadisler doğrudur, büyülenmesi akla aykırı değil dedi.

14-Peygamberimize 30 erkek cinsel gücü verildiği tipinde hadislerin olması münasebetsizliktir dedim; bunlar normal hayatın gerçeği dedi.

15- Peygamberin saç teliyle şifa İslam dinine aykırı bir inanç dedim; gayet normal dedi.

16- Gemiye binmemeyle ilgili Ebu Davud hadisini söyledim; cevapsız kaldı.

17- Hz. Havva’dan dolayı kadınların kocalarına ihanet ettiği hadisini söyledim; bu ve daha birçok uydurma olduğunu iddia ettiğim hadisler cevapsız kaldı……

com-sy5nuxfip1wrt2nkdl7i.jpg
C
0 kişi takip ediyor.
Misafir olarak yayınla
24
24 CEVAP

Programı izledim ve bu böyle bir programın yararının olmadığını düşünüyorum. Taslaman'ı şuna benzetiyorum;
Hani evde mesela su tesisatı bozulur da usta çağırmayalım, ben yaparım deyip de eline aleti edevatı alan sonra da beceremeyip yüzüne gözüne bulaştıran tipler vardır,

Taslaman bu işin ehli değil, oturduğu yerden Kur'an yeter bana diyor. Çok basit bir mantıkla bakalım. Fazla uzaklaşmayalım. Peygamberden sonra sahabenin en sonuncusunun vefatını baz alalım ve bu süreyi, şimdiye kadar 1300 yıl olarak belirleyelim. 1300 yıldır İslam, şu güne kadar Kurandan ve sünnetten çıkarılan ahkâmlar ile gelmiş. Peki durum böyle iken, Taslaman'ın mantığı ile bakarsak, Allah bu süre içinde dinini koruyamadı mı? Ya da 1300 yıl sonra Taslaman'ı vesile ederek yeni yeni mi insanlara gerçeği gösteriyor? Yani 1300 yıl yanlış yapılmış, şimdilerde ise doğruları yapacağız.

Sahabeden sonra gelen bazı alimler (Ata Bin Ebi Rebah, Hasan Basri, İmam Züfer, Şafii, İmam Ahmet vs.) Peygamberi göreni göreni görmüşler, metot olarak daha doğru yapmaları gerekmez mi? Yani işin kaynağındaki mi daha doğruya yakındır yoksa aradan yüzlerce sene geçtikten sonra gelenlerin söyledikleri mi? Bu Alimlerin metotları ile bu kadar sene bu din buralara kadar nakil edilmiş.

Bir de bariz bir şekilde ben şunu gördüm, Kur'an da sıkça geçen Kur'an'ın devlet yönetimi ile ilgili ayetlerini, faiz ayetlerini Taslaman ve benzeri görüşteki kişilerin dile getirdiğini hiç görmedim. Mesela Taslaman bu yaşadığımız İslama ters sistemi ve Bankaların İslama göre yasak olduğunu hiç dile getirmedi. Buhari de geçen Deve sidiği meselesini çözmeye çalışmanın çok bir faydası yok. Ama Kuran'ın Devlet yönetimi, Faiz, Zina ile ilgili ahkâmlarını hatırlatmak bir çok kişiye faydalı olur.

M