Kur'an'ı tek dini kaynak olarak görmek peygamberlere hakaret mi?

com-unjy2p2c3bsflf8z8eer.jpg
Kur'an'ı tek dini kaynak olarak görmek peygamberlere hakaret mi?
C
1 kişi takip ediyor.
Misafir olarak yayınla
32
32 CEVAP

Amenna Allah kainatı bir ölçü üzerine yarattı. Uğur abi seninle anlaşamadığımız yer şurası; dini hükümler, kurallar, haramlar ve helaller konusunda ilk öncelik baz alınacak kaynak Kurandır. Kurandaki hükme muhalif bir hadis varsa bu ya uydurulmuş bir hadistir yada nesh edilmiş bir ayettir. İkinci kaynak hadialerdir. Malum, efendimiz yalnızca vahiy gelsin de kuran toplansın ve işi bitsin diye gönderilmedi. Eğer öyle olsaydı kuran kitap halinde kabenin üzerine inerdi. Efendimiz dinimizi tamamlamak üzere geldi.

Sen sadece kuran ayetlerine bakarak hüküm vermeye çalışıyorsun eyvallah bu her daim böyle olmalıdır. Ancak bazı istisnai durumlar olabiliyor şöyle ki "lekum dini kum ve liye din" deki senin dinin sana benim dinim bana. Bu ayette demek istenen kimse kimseye karışamz herkes istediği dini yaşamakta özgürdür. Ama öte yandan başka bir ayette o kafirleri gördüğünüz öldürünüz diyor. E noldu şimdi sencede bir çelişki yok mudur. Görünüşe bakılırsa vardır. Ama islamda belli başlı ihtisas konuları vardır. Örneğin hadis ilmi efendimizin hadislerini tahlil eder, akaid ilmi itikat konularını derinlemesine inceler, bir diğeri ise tefsir ilmidir. Bu ilimde gelen ayetleri deriin bir şekilde tahlil eder. Şuraya dikkat çekmek isterim bunların hepsi kendine has ilim dallarıdır. Tıpkı üniversitelerin tıp veya mühendislik bölümleri gibi. Şimdi tekrar konunuza döneyim. Bahsettiğin ayetlerin tefsirine bakıldığı zaman o ayetin ne zaman, hangi olaya istinaden ve kimler için nazil olduğu görülür. Ve bakılır ki aslında belli bir yahudi grubunun ihaneti üzere indiği görülür. Tefsir ilmi olmadan KURAN ANLAŞILAMAZ. Tamam o halde tefsirini ben verebilirim diyorsan bunun içinde şöyle dicem sana, tabi verebilirsin ancak kurandaki her ayetin nuzül tarihini, hangi olaya istinaden indiğini, mekkede mi medinede mi indiğini, kimler için indiğini ve son olarak hükmü geçersiz kulan başka bir ayetin inip inmediğini bilmen gerek. Bunu efendimizden başka daha iyi kim yapabilir ki.

Bir önceki yazımda peygambere itaatin allaha itaat olduğunu söyledim. Sanırım işin ciddiyetini anlayamadın. Hal bu kadar ciddiyken nasıl peygambere yüz çevirebilirsiniz. "Hadis kaynakları güvenilir değil" demek sencede bu işin en kolay yanı değil mi. El insaf abi o buhari ki iki milyon hadis arasında 7bin küsür hadise indirgemiştir. Her hadis için çnce gusül abdesti almış ardından 4 rekat namaz kılarak hadisleri kitabına yazmıştır. Eğer bir hadisin aradaki ravilerinden birini yanlış bir hareketini duymuşsa onu sahih olma bile kitabına yazmamıştır. Hal böyleyken tabikide inanıp inanmamakta özgürsün ama "Allah ın benim peygamberime itaat edin " emrini nasıl yerine getiricen onu da sen düşün.

Son olarak islamda hükümler için zaman kavramı yoktur. İslam tüm zamanlara göre hüküm koyar. Bu hiçbir zaman değişmez. Sen iyi niyetli olarak 20 de 1 e insin dersin ama ben kötüyümdür 100 de 1 e çıksın derim. Bu ölçüyü kimse drğiştiremez çünkü kuranda olmayan ve dolayısıyla 2. Kaynağımızda yani efendimizin sözlerinde olan bir ölçü verilmiştir. Uğur abi itaat et abi. Allaha ve resulüne itaat et. Ne kaybedersin ki?. Yarın öbürgün rabbim sorsa neden benim kitabımdan başka kaynak aradın dese ya rabbi senin kitabını benden daha iyi anlayan resülünün dedikleri yapmaya çalıştık desek sence rabbim razı olmaz mı. Seni yaratmasaydın kainatı yaratmazdım diyor. Onu nasıl bir kenara bırakalım. Sen ce sırf bunun için bile hadislerin uydurma olabilme riskini göze almaya deymez mi. Şurayı nolur iyi anla kuranda açıkça olan bir hükmü değil peygamber hiçkimse değiştiremez. Ama efendimizin hadislerine baktığında hiçbir tezat yok ki aksine hep ayetin göremediğimiz yanlarını bize bildirmiş. Allaha emanet

M