Milliyetçilik, psikolojik bir hastalık mıdır; nasıl tedavi edilir?

"Sizce milliyetçilik pisikolojik bir hastalıkmıdır? Hastalık ise nasıl tedavi edilebilinir?"
( az önceki paylaşımdan ötürü incittiğim tüm arkadaşlardan özür dilerim.)

D
1 kişi takip ediyor.
Misafir olarak yayınla
27
27 CEVAP

Bi bitmediniz.

V

Derken?

Deniz Soner 2 yıl

Klasik solcu zirvalari iste. Ermeni rum Kürt milliyetçiliği serbest turke sira gelince hastalık.

Volkan Kaynar 2 yıl

Yazdiklarimdan bunun cikarmaniz hastalikli oldugunuzun en buyuk belirtisi. Tesekurler katiliminiz icin.

Deniz Soner 2 yıl

Alper solcu biri yazarsa çamur atmak! Sagcı biri yazarsa bilimsel sorgulamı oluyor? Neyse soru gayet acik bence siz tarafsiz bir sekilde dili, dini, irki, rengi, politik ve dunya gorusu, cinsel tercihi, yasi, kilosu ve boyunu yargilamadan bilmeden bildiklerinizi yazin.

Deniz Soner 2 yıl

Milliyetçilik ile ırkçılığı ayır öyle gel

S

Sizler aciklayabilirmisiniz? Aradaki farkliliklari neler?

Deniz Soner 2 yıl

Adige arkadasin pek aciklayabilecegini sanmiyorum.

Deniz Soner 2 yıl

En basitini söyleyim. Yerli malı haftası mesela milli ürunlere daha çok önem verilmesini benimseten bir hafta. Milliyetçilik örneği. Yerli araba, uçak üretme.. Milli değerlere bağlılık. Biri bayrağa saygısızlık ediyorsa ona karşı durmak milliyetçiliktir. Irkçılık ise bambaşka dinden tut kökene kadar kendinden olmayan herkesi hor görme küçük görme vs vs. İki taraftan da örnekleri çoğaltırım Anlayabildiniz mi ?

Sercan Has 2 yıl

Adige yorumunu okumadan altina begeni attim cunku tavriniz cevabinizin teminatiydi zaten. Ha bu arada yerli maliyla baslayan arkadasada gulmeden edemedim.

Deniz Soner 2 yıl

İşte o dediğin şey ırkçılıkla milliyetçiliğin kesiştiği nokta. Yerli malına önem vermek milliyetçiliktir tabi. Bunu komik bulan da aptalın önde gidenidir.

Sercan Has 2 yıl

Milliyetçilik Irkçılık değil

B

Ne gibi farklari vardir?

Deniz Soner 2 yıl

Birinde Vatanını, Vatandaşını Seversin. Diğerinde ise sadece ırkını

Bülent Rodi 2 yıl

Vatandaşlarının içinde Vatanına bağlı olan Herkes. Vatanseverdir .

Bülent Rodi 2 yıl

Ben kimsenin dogdugu topraklara dusmanlik yapacagini sanmiyorum. Fakat her birey kendi kulturu ve rengiyle yasamali. Lakin radikal bir hayat tarzini benimseyip tum toplumsal huzuru bozacak duzeyde ise kabul edilemez elbette.

Deniz Soner 2 yıl

Öyle değil maalesef. Her vatandaş kendi vatanını sevmiyebiliyor. Bir terörist suriyede doğup orda ki halkı katledebiliyor

Bülent Rodi 2 yıl

Milliyetçilikten kastın vatanını milletini devletini sevmekse ben onun hastasıyım hemde tedavisi mümkün değil ama ırkçılıksa takıntı saplantı kompleks.

M

Böyle bir soru sormadan önce kullandığın kelimelerin tanımını bir googlea sor. Bu bir ricadır

B

Oncelikle akil hocaliginiz icin tesekurler lakin sorum gayet acik.

Deniz Soner 2 yıl

Kişinin kendi değersizliğini ideolojilere bağlanarak saklaması ve kendine yalan söylemesidir. Ben değerliyim.

M

Milliyetçilik olmazsa bir devlet olmaz bir toplumda birşey yapamaz

O

Milliyetçilik: İçinde bulunduğumuz ulusun devamlılığını sürdürmesi ve gelişmesi için diğer insanlarla beraber çalışmaya ve bu çalışmanın farkındalığını sonraki kuşaklara aktarmaya denir. Temel olan ırk değil, kültürdür.

Milliyetçilik ve ya başka bir adıyla Ulusalcılık; insanların ait oldukları milletin varliğini ve birliğini devam ettirmesi ve yüceltmesi için diğer bireylerle ortak çalışma bilincine sahip olmasıdır.

Irkçılık: Milliyetçilikten farklı olarak kendi toplumunu sevmenin yanında, farklı toplumlara karşı nefreti de barındıran düşünce biçimidir. Hatta bazen bu düşünce öyle bir hal alır ki, diğer toplumlara potansiyel düşman gözüyle bakılabilir. Birlikte yaşayan iki farklı toplumdan, baskın olanı, diğer toplum üzerinde hakimiyet kurma çabası içerisine girebilir. Bu çaba zayıf topluma ait üyelerde milliyetçilik bilincinin oluşmasına neden olacaktır.

B

tamamını okuyamadım ama açıklayıcı geldi

Şerif Kpc 2 yıl

ayrıca bireysel olarak değerlendirmek gerekir.

Muhammed Serap 2 yıl

Mikro kulturel milliyetciligi milliyetcilik adiyla bir sosyologa anlatmaniza sevindim. Lakin googleden degilde keske okuyarak ve bilince cikararak yazsaydiniz

Deniz Soner 2 yıl

Bence tanımlanmış kavramları sorgulayarak kavramlara farklı anlamlar yüklemeye çalışmayın. Vaziyet çıkılmaz bir hal alır ve yanlışa sürükler. Çoğu kişinin yaptığı mevcut tanımlamaları sorgulamak.

Burcu Üney 2 yıl

Burcu Üney Birey kavramları red edebilir yada farklı yorumlayabilir. bu çok normal.

Muhammed Serap 2 yıl

Milliyetçiliği hastalık olarak gören kafa hastalıklıdır kanaatimce. Tabi kafatasçılık ve ırkçılıkla karıştırmamak lazım. Ülke çıkarları adına hareket etmektir milliyetçilik. Ülke için de yaşayan diğer ırk ve milletlerin yaşam hakkına saygı duymaktır milliyetçilik. Bunu ulusçulukla da karıştırmamak lazım. İçinde yaşadığın tüm halkların çıkarını korumaktır gerçek milliyetçilik. MHP ve benzeri partileri milliyetçi olarak tanımlamıyorum. Bunlar her ne kadar kendilerini milliyetçi olarak tanımlasa da, gerçekte kafatasçı ve ırkçı partilerdir.

E

kişiler kendilerini daha büyük bit şeyin parçası hissetme ihtiyacı duyar. Özgüven düştükçe bu ihtiyaç daha da fazlalaşır. Kendi düşüncelerine (ya da kendisine çevresi veya toplum tarafından empoze edilen düşüncelere) en yakın olan topluluğun içerisine girme eğilimde bulunur. Herkesin kendi doğruları var elbette ve ortak paydalarda birleşen ideolojik gruplara dahil olmaya yeltenir insanlar. Bu dahil olma durumu fiili olabilir de olmayabilir de. Cemaatlere katılım da aynı sebeptendir.

milliyetçilik kavramı özünde kötü bir kavram değil, yalnız ütopik bir dünyada ülkeler, sınırlar ve dolayısıyla milliyetçilik de çok gereksiz. Ama öyle bir dünyada yaşamıyoruz. Sınırların olduğu, kapitalizmin hakim olduğu bir dünya düzeni var ve gerçekçi bir insan ya milliyetçi olur ya da bulunduğu ülkeye bağlılık hissetmez.

B

Kastettiğim de bu. İnsanlar bazen sorgulaya sorgulaya en dibine ulaşabileceklerini sanarken sorguladıkları şeyi ütopikleştiriyorlar. Bilim akıl mantık ve sosyalite içinde dengeli şekilde yapılmayan sorgulamanın her sonu ütopik ve sonuç vermeyen oluşumlara çıkıyor.

Burcu Üney 2 yıl

Sorgulamaları günümüz teknolojisi ilimi ve bilimi ile yapmalıyız

Burcu Üney 2 yıl

Burcu son yaptiginiz iki aciklamayi alkisliyorum. Yureginize saglik.

Deniz Soner 2 yıl

Hastalık olduğu kanaatine nasıl vardın peki ?

G

Ben hastalik olup olmadigini sordum. Siz öyle anladiginiza göre hastalik oldugunu biliyor fakat icinizde yasiyorsunuz.

Deniz Soner 2 yıl

Sordun yada sormadın sen hastalık olduğuna kanaat getirmişsin ki tedavisini sormuşsun.

Güneş Baştürk 2 yıl

İşte bu kanaate nasıl vardın onu soruyorum.

Güneş Baştürk 2 yıl

"Sordun yada sormadın....." sozun bittigi cümle.

Deniz Soner 2 yıl

Anlıyorum ettiğim lafın arkasında duracak kudretim yok diyorsun yani. Bu da başka hastalık tabii

Güneş Baştürk 2 yıl

DİNDARLIK ve MİLLİYETÇİLİK psikolojik bir hastalıktır. Her ikisi de dünya insanlığına zararlıdır. Kapitalizme hizmet eder.

E

Milliyetcilik irkcilik digil bikere taammi?

M

Freud, dini -özellikle de Tanrı fikrinin psikolojik temellerini- kişilik teorisi çerçevesinde yorumladı. Yaratıcı bir düşünür olan Freud, dini tanımlarken onu farklı perspektiflerden değerlendiren birçok görüş ortaya koydu. Dini bazen saplantı (obsesyon);bazen çocukluk arzularının tatmini; bazen de yanılsama (illusion) olarak değerlendirdi. Ve şöyle der. “Tanrı, insanın kendi çaresizliğini telâfi etme isteğinden doğar ve bir kişinin hem kendi çocukluğunun hem de tüm insan ırkının çocukluk döneminin çaresizlik anılarının izlerini taşır.” / “İnsanlar mantıklı delillere çok az değer verirler ve içgüdüsel arzuları tarafından yönetilirler. Böyle bir durumda insanlar niçin kendilerini içgüdüsel tatminden mahrum edecek mantıklı delillere itibar etsinler ki?”

E

Nevruz hastaliginin kasifi saygideger freud milliyetcilerin bu hastaliga yakalandiklarini da belirtir

Mazlum Carter 2 yıl

TÜRK PSİKOLOGLAR DERNEĞİ İSTANBUL ŞUBESİ / Psiko-Politik Açıdan Milliyetçilik, Irkçılık, Linç... Milliyetçilik, Milli tarihin başından bu yana klanlarda, aşiretlerde, şehir devletlerinde, imparatorluklarda ve nihayet hayret ulus-devletlerde kişilerin içinde yaşadıkları duruma ve onun siyasi örgütüne sadece cemaate değil, aynı zamanda onun siyasi örgütüne (devlete) duydukları sadakat ve aidiyet duygusunun bugünkü adı.. Varlığı tehdit altındayken hayatları pahasına grubu savunma azmi, azmin de altını çizmek istiyorum, yani toplumun kendisi için vazgeçilmez bir içgüdüsel güç milliyetçilik. Azim ve içgüdüsel bir güç bile burada artık özdeşleştirilmiş durumda...

Erkan Demirat 2 yıl

Mantıksal hata nedir? Millete duyulan aidiyet duygusu aslında spesifik bir aidiyet duygusu ve bu spesifik aidiyet duygusu daha geniş bir anlam taşıyan, genel anlamda aidiyet duygusunun bir kimliğe veya bir cemaate duyulan aidiyet duygusunun bir örneği. Dolayısıyla hani felsefi terimlerle söylersek daha yukarıda, daha soyut, böyle daha genel olan şey bir cemaate veya o cemaati tanımlayan kimliğe duyulan aidiyet duygusu iken bunun örneklerinden bir tanesi de millet olarak tanımladığımız cemaate duyulan aidiyet duygusu olması gerekirken, yazar birçok arkadaşımızın yaptığı gibi ne yapıyor, bütün cemaatlere ve onlarla birlikte geldiğini düşündüğü politik oluşumlara veya siyasi birliklere aidiyet’i milliyetçilik olarak tanımlıyor. Buradaki yanlışlığa kendisinin getireceği çözüm şu olurdu: Bu gruplar siyasi örgütlenmeler ve siyasi birlikler aslında hepsi birer millettir. Dolayısıyla bir, her türlü gruplaşmayı, insan grubunu bir millet olarak tanımlamak gibi bir ön kabul var burada, bir ikincisi ön kabulde her türlü insan topluluğunda aslında bir tür devletle birlikte geliyor olması. Şimdi şu soruyu sormak hemen mümkün siyasi birliklerde, şehir devletlerinde, aşiretlerde falan. Burada insanları birbirine bağlayan bağ aynı mıdır? Yani mesela aşirette kan bağıysa, imparatorlukta kan bağından bahsetmek mümkün mü? Dolaysıyla aidiyet aynı aidiyet midir? Bunların hepsine nasıl milliyetçilik diyebiliriz? Buna karşılık perspektif olarak ise neyi koyuyor bu aydınlar dediğimiz insan grubu? “Millet veya milliyetçilik tarihsel bir fenomendir” diyorlar. 19.yy’dan daha geriye giden bir kavram tabii ki millet kavramı, çünkü batı dillerinde nation adını verdiğimiz bu kavram Latince kökten geliyor ve “doğmak” kavramından geliyor. Bir yerlerde bir şekilde belli koşullar altında doğduğunuz zaman bir nation’ın, bir milletin parçası olmak durumunda oluyorsunuz.

Erkan Demirat 2 yıl

Erkan kesinlikle yazilacak kelime birakmadin. Yuregine saglik.

Deniz Soner 2 yıl

Deniz Ferhat aynen sabahtir ekleme yapayim diyorum nerden tutsam adam kelimelere dokmus zaten

Mazlum Carter 2 yıl

Milliyetçilik niye hastalık olsun ki?

T

Bu bağlamda milliyetçilik, psikolojide narsisizm olarak bilinen kişilik bozukluğunun toplumsal yansıması olduğundan, doğru önerme.

Erkan Demirat 2 yıl

Her milliyetçi narsist olacak değil ya.

Tolga Kesdi 2 yıl

toplumsal yansıması bu. Bu tanımı ben yapmıyorum. TÜRK PSİKOLOGLAR DERNEĞİ İSTANBUL ŞUBESİ dergisinden bir alıntı

Erkan Demirat 2 yıl

Psikolojide uzman değilim, hatta pek bir şey biliyorum diyemem. Ama psikolojik hastalıklar, alışılmışın dışı durumlara denilmez mi?

Tolga Kesdi 2 yıl

hayır kesinlikle değil. ''alışılmışın dışında davranışlar psikolojik bir hastalık'' olarak tanımlamak bilimsel psikolojiye uymaz.

Erkan Demirat 2 yıl

Çünki hastalık olarak görenler var ne miliyetçisi o ne be

F

Karga serceyle takilmaz

Ö

Her insan milliyetçidir. Aksini iddia eden, ya yalancıdır ya da tarihten ders çıkarmamıştır.

H

com-fc58ibm0rdkojwf5ibpc.jpg

Erkan Demirat 2 yıl

Hee biliyorum bu sözü. Peki sen evrime inanıyor musun ?

Haydar Alakbarova 2 yıl

Ya da kabul ediyor musun ?

Haydar Alakbarova 2 yıl

Ben evrime inanmıyorum. Evrim bir inanç değil, bilimsel bir gerçektir. Üzerine milyonlarca tez yazılmış üzerinde düşünülmüş, tartisilmiş, mantık ve akıl üzerine kurulu diyalektik bu gerçeği savunuyorum. Cunku inanmak istemiyorum, bilmek istiyorum.

Erkan Demirat 2 yıl

Soru: Evrim çürütülebilir mi? Cevap: Hayır. Bütün diğer doğa yasaları gibi evrim de, bir doğa yasası olduğu için çürütülemez. Çünkü doğa yasaları bir argümana ya da izaha dayanmaz. Duyu organlarımız ve teknik ekipmanlar kullanarak yaptığımız gözlemlere dayanır. Doğa yasaları, var olanın bildiriminden ibarettirler. Evrimi gözlemek isteyen herkes aynı şekilde gözleyebilir. Bugüne kadar evrimi hem laboratuvarda hem de doğada gözledik. Var olduğunu biliyoruz, durmaksızın devam ettiğini biliyoruz. Sayısız mekanizmasını biliyoruz. Bu mekanizmaların kontrollü ortamda tamamen öngörülebilir şekilde çalıştığından eminiz. Evrimi mümkün kılan bu mekanizmaları, kısmen ya da tamamen kontrol altına alabilecek kadar tüm detaylarına aşinayız. Dolayısıyla evrimin çürümesi mümkün değil. Tabii eğer ki bugüne kadar Dünya'nın dört bir yanında, 150 yılı aşkın süredir yapılan gözlemlerin ve deneylerin tamamı, bir bütün olarak, aynı anda bir "halüsinasyon" değilse... Bu, tüm doğa yasaları için geçerlidir. Doğa yasalarının değişebilmesi için, Evren'in değişmesi gerekir. Dolayısıyla evrimin "çürümesinin", ya da olduğundan farklı bir forma, bugüne kadar gözlediklerimizi boşa çıkaracak bir forma dönüşmesinin tek yolu Evren'in yapısının ve dokusunun değişmesidir. Bir diğer deyişle, evrimin veya herhangi bir doğa yasasının "çürümesi" için, gözlemleri boşa çıkaracak şekilde değişmesi gerekir. Bunun olabilmesi için de Evren'in kendisinin çalışma prensiplerinin değişmesi gerekir. Bu olursa, evrim de değişebilir, kütleçekimi de, görelilik de, elektromanyetizma da, termodinamiğin tüm yasaları da; hatta nasıl hasta olduğumuz, nasıl ürediğimiz, ne tip hücrelerden meydana geldiğimiz gibi en temel gerçeklikler de... Öte yandan "evrim" adı verilen doğa yasasının neden ve nasıl o şekilde olduğunu açıklayan Evrim Teorisi, tıpkı bütün diğer teoriler gibi, teknik olarak çürütülebilir. Bu, Evrim Teorisi'nin bugüne kadar yaptığı, tekrar tekrar deneylerle doğrulanmış, bağımsız bilim insanlarınca geliştirilmiş, etrafımızda olan biteni enfes bir şekilde açıklamayı başaran bütün açıklamalarının hatalı olduğunun akademik olarak, hakemli dergilerde, deneysel ve matematiksel olarak yanlışlamak yoluyla olur. Görülebileceği gibi bu teorik olarak mümkün olsa da, pratik olarak olanaksız (veya en iyi ihtimalle aşırı zor) bir iştir. Yine bu da Evrim Teorisi'ne özgü bir durum değildir. Bilimde bu kadar güçlü, köklü ve kapsamlı teorilerin bir bütün olarak çürütülmesi, genel olarak, pratikte imkansızdır. Çünkü Evrim Teorisi yerine gelecek olan yeni teorinin, Evrim Teorisi'nin açıkladığı her şeyi en azından onunla eşit derecede başarıyla, detaylı bir şekilde, matematiksel ve deneysel altyapısı ile birlikte açıklayabilmesi gerekir. Bunun üzerine, günümüzdeki Evrim Teorisi'nin henüz açıklayamadığı diğer şeyleri de açıklayabilmesi gerekmektedir. Yoksa yeni teorinin bir alternatif olarak görülmesi için bir neden yaratılamaz. İşte böylesi köklü bir değişimin tek bir seferde yapılması pratik olarak olanaksızdır. Ancak bunun yerine olacak (veya olabilecek) olanı da söyleyelim: Evrim Teorisi'nin zaman içerisinde evrimleşerek daha da güçlenecek, çeşitlenecek, dallanıp budaklanacaktır. Bu değişim uzun vadede (örneğin birkaç asır sonra) o kadar köklü olabilir ki, geriye dönüp bugünkü (21. yüzyıldaki) açıklamalarımıza baktığımızda, onların ne kadar basit ve ilkel kaldığını görebiliriz. Dolayısıyla... Evrim Teorisi'nin sırf aşırı güçlü matematiksel altyapısı olmasından ötürü bile teorinin kökten değişmesi çok ama çok zordur. Ancak böyle bir değişim yaşansa da, günümüzdeki Evrim Teorisi çok büyük ihtimalle çöpe atılmayacaktır. Ne demiştik? Çalıştığını biliyoruz! Bunca deneyde çalışıyorsa, mutlaka kullanım alanları ve belirli bir açıklama gücü bulunmak zorundadır! Tıpkı Einstein'ın yeni Evren yorumuyla fizikte bir paradigma değişimi yaşanmış olması; ancak Newton fiziği halen yaygın olarak kullanılıyor ve işlevini koruyor olması gibi; Evrim Teorisi'ne de bu tip bir paradigma değişimi yaratacak bir bakış açısı getirilirse, bugün tanıdığımız Evrim Teorisi halen işlevini koruyacaktır. Çünkü bugünkü açıklamalarımız sayısız canlı türü üzerinde tıkır tıkır çalışıyor, harika öngörülerde bulunmamızı ve bunları farklı veri hatları üzerinden doğrulamamızı mümkün kılıyor. Bunu biliyoruz! Ancak ola ki böyle bir paradigma değişimi evrimsel biyolojide yaşanacak olursa, elbette ki yeni teori, eski teoriden daha kapsayıcı ve güçlü olacaktır. Bu yeni teorinin de, tıpkı günümüzdeki Evrim Teorisi'nde olduğu gibi, bütün mekanik detayları izah edilmiş, matematiksel altyapısı ortaya konmuş, sayısız deneysel ve gözlemsel bulguyla desteklenmiş ve tamamen doğal süreçlerle tür popülasyonlarının gen ve özellik dağılımlarının nesiller içerisinde farklılaşmasını ve atasal türlerden yeni türlerin ortaya çıkabildiği gerçeğini, yani doğadaki evrim yasasını, açıklıyor olacaktır. Ha bir de... Adı çok büyük ihtimalle yine "Evrim Teorisi" olacaktır; çünkü doğadaki evrim yasasına yönelik bir teoriden bahsediyoruz. Ancak içeriği, az önce saydığımız şekillerde, bambaşka olabilir. Bu tip bir değişimi yaratmak için; harika bir gözlemci, harika bir bilim insanı, modern Evrim Teorisi'nin tüm detaylarına hakim bir biyolog olabilir ve kendi kıvrak zekanızı kullanarak teoriyi güçlendirebilir, bulgularınızı saygın hakemli dergilerde yayınlayabilir, evrimsel biyolojide paradigma değişimleri yaratabilir ve adınızı altın harflerle Charles Darwin, Alfred Russel Wallace, Gregor Mendel, Ronald Fisher, John Maynard Smith, JBS Haldane, Stephen Jay Gould, George Price, Richard Lewontin, Aykut Kence gibi dev biyologların arasına ekleyebilirsiniz. Bunun için ihtiyacınız olan tek şey var: Çalışmak!

Erkan Demirat 2 yıl

Milliyetçiliği hastalık olarak görenler, neden referandumda 'hayır' oyu kullandı mesela. Şümdi ne alaka galan deyip dalga geçmeye başlayabilirsiniz ama biraz düşününce, ger insanın milliyetçi duyguları olduğunu anlarsınız. Aynı şey, 'evet' oyu verenler için de geçerli.

H

com-9p0j2gnug4gkg1wj8ur5.jpg

Erkan Demirat 2 yıl

Ee taneı ne alaka? Evet oyu verenler için mi ?

Haydar Alakbarova 2 yıl

Ikisi arasinda ince bir cizgi var maalesef...
Surekli milliyetcilik-ırkcilik muhabbeti donuyor ona binaen.

G

adiyet duygusunun yansımalarından bir tanesi miliyetçilik. Adiyet duygusu ve bir gruba dahil olma duygusu tüm insanlarda vardır ve doğuştan gelir.

T

Dogustanmi?

Deniz Soner 2 yıl

Hıı hııı doğutan gelir

Fuat Karaören 2 yıl

milliyetçilik doğuştan gelir demiyor ki grup aidiyeti duygusu doğuştan gelir diyor

Denizhan Haye 2 yıl

Açıkladığın için sağol

Fuat Karaören 2 yıl

com-oifo4vkgfyxiqx3lujo5.jpg

görsel materyal
E

Eğer insanlar milliyetçi, fanatik ve taraflı olmasalardı ellerinde tüm gün konuşup düşünüp dedikodu yapabilecekleri pek birşey kalmazdı bu üstinsan olmamıza açılan büyük bir adım olabilir ama şimdilik homo sapiens sapiens daha ilkel beynimiz hayatta kalma beğenilme sevme sevilme ilkelerine göre etrafını şekillendiriyor insan olarak değil kendisini iyi hissettiğini sandığı yerin insanı oluyor keşke karl marx başarılı olsaydı sadece patates yiyip aynı şeyleri yapanlar asıl üstinsanlardır başarılı olamadı ve olamazdı çünkü ego buna izin vermez

C

Milletimi seviyorum ırkçı değilim insan ayirmiyorum sadece kendi milletime değer verip seviyorum bu hastalık değil bence ırkçı olmak her milliyetciyi ırkçı saniyosaniz bişey diyemiyorum size

E

Kesinlikle aynı pisliğin farklı versiyinları. Sadece zihnin farklı kavramlarla bireyi aldatması aslında. Öz aynı.

Deniz Soner 2 yıl

Komünist olmakta çok hayalperestce geliyor kusura bakmayın iyi günler

E

Millyeçilik eninde de sonunda da;emperyalizmin gūdūmūne girer. Çūnki;sorunlara sınıfsal değil ulusal temelde ele alır. Ulus temelinde baktıģı içinde eninde de sonunda da gideceği tek yer kendinden başka bir ulus olur. Sosyalistler ise vatanseverdir

T

Bu da Einstein'ın bir yorumu, buyrun!

com-tklkyqzhuutlxv9w7sov.jpg

E