Kuran'in modern bilimle çelişmesi nasıl açıklanabilir?

Diyanet İşleri: Güneşin battığı yere varınca, onu siyah balçıklı bir su gözesinde batar (gibi) buldu. Orada (kâfir) bir kavim gördü. “Ey Zülkarneyn! Ya (onları) cezalandırırsın ya da haklarında iyilik yolunu tutarsın” dedik KEHF 86

Kuran'in bu ayetinin modern bilimle celismesi nasi aciklanabilir? Günes dogup batmasi terimleri kullanilirsa dünyanin düz odugu ve günesin batip doga bilecegi bir alan olmasi lazim. Kaldiki dünya yuvarlak ve hem kendi ekseninde hemde günes etrafinda dönmesiyle gündüz, gece ve mevsimler dedigimiz zaman kavramlari olusuyor. Ayeteki balcikli su gözesine deyinmek bile istemiyorum. Günümüzde günesin batip dogma terimleri hala kullanmamiz galiba buradan geliyor.

G
0 kişi takip ediyor.
Misafir olarak yayınla
61
61 CEVAP

86- Nihayet güneşin battığı yere varınca, onu kara bir balçıkta batar buldu. Onun yanında (orada) bir kavme rastladı. Bunun üzerine biz: Ey Zülkarneyn! Onlara ya azap edecek veya haklarında iyilik etme yolunu seçeceksin, dedik.

Zülkarneyn, batıda Atlas okyanusuna, yahut Karadeniz'e kadar gitti. Orada güneşin deniz ufkunda batışını seyretti. Ancak, koca kâinat içinde bu deniz, kendisine bir su gözesi kadar küçük geldi. Güneş, sislerle kaplı deniz ufkunda, sanki balçıklı bir su gözesine gömülür gibi batıyordu. Sahilde karşılaştığı kavim, müfessirlerin kanaatına göre, kâfir bir millet idi. O yüzden Allah Teâlâ, Zülkarneyn'i, bu kavmi cezalandırmak veya eğitmek, irşad etmek, böylece iyilikle yola getirmek arasında muhayyer kıldı

N

Bu fotoğrafta gereken ortada anlaşılmayacak bi durum yok deniz ona kâinatta küçük gelmiş olarak görmüş burdan dünya düz anlamına gelecek durum yok

N

Bu bir SU GÖZESI dir simdi günes bunun icine mi batiyor. Orada denizden okyanustan bahsetmiyor nereden baksan elle tutulur bi tarafi yok

com-msa2jm9rguixoi0gdazx.jpg

G

Fatih Ercilsin ben türkcesi sunu anliyorum; Okadar batiya gitmiski adam günesin battigi yere varmis ve günesinde camurlu bir su gözesine(yukaridaki resimdeki deligin icine) battigini görmüs dogrumudur?

G

Gökhan Waha kusura bakmayın bu dediğiniz akıllı birinin anlayacağı bişey değil yani şöyle düşünün kurani herhangi bir insan bile yazsa böyle bişey mümkün değil yazamaz aldığınız şekilde yeterince ayet açık

N

Kara bir su pinari ozaman bunun icine batmis günes

com-5m5simbzyorcup3so6x0.jpg

G

saçmalık sadece bakış açısına bak ya

N

Necmettin Tekdal su ayeti benim gercekten anlaya bilecegim gercek türkceyle yazabilirmisiniz? Gercekten rica ediyorum

G

Necmettin Tekdal sacmalik dediginiz seyi kuran yaziyo simdi siz kurana sacma mi diyorsunuz

G

Fatih Ercilsin bey orda ne yaziyorsa onu yazdim su gözesi dediniz resmini koydum yok öyle degildi pinardi o pinar dediniz onun resmini koydum simdi sirada ne var

G

Kur'an terminolojisinde, güneş: Vahiy, kur'an, zulkarneyn: Muhammed'dir... Ayette bahsedilen yer de medine'dir... Yani peygamberin hicretinden bahsediyor ayet... Bunların uzun uzun açıklamalarını yapmak mümkün niye böyle ancak vaktim yok.. Belki sonra...

E

Zulkarneyn'in Muhammed olduğunu hangi ayete dayanarak söylüyorsunuz?

Furkan Çıkmaz 3 yıl

Aşağı oku uzun bir yazı var...

Egemen Çıkıkcı 3 yıl

Egemen Çıkıkcı az önce beyfendi de atlas okyanusu yada karadeniz demisti

G

Zülkarneyn ya batıda ya atlas okyanusuna yada Karadenize kadar gitti bu ikisi batıda var onun için bu iki yer
Orada güneşin batışını seyretti ve bu koca kâinatta bu ya atlas okyanusu yada Karadeniz ona bu kâinatta çok küçük gelmiş öyle görmüş geldiği yol ve güneşin batışını izlemesi ile küçük geldiği için bu kara su pınar artık hangisi anlamına uygunsa sadece benzetme denizi bunlara benzetiyor sonuçta güneş batıyor kâinat büyük denizi öyle görüyor yani mantıklı mı ki koca güneş sizin attığınız fotoğraflardaki gibi bir küçük yere girip batması onuda geçtim elstirdiginiz nokta dünyanın yuvarlak ve düz oluşu buraya nerden geldiniz belirsiz oda mantıken yerlerdesiniz

N

Gökhan bey başka konuya geçin bu konu için en az 5 sayfalık başka ayetlerden de örnek vererek açıklama yapmak gerekli...

E

Okyanus falan alakası yok...

E

Zulkarneyn "İki çağ sahibi" demektir... Offff uzun hiç giremicem şimdi o işe

E

Necmettin Tekdal , Egemen Çıkıkcı okyanus fln yok diyor

G

Egemen Çıkıkcı bey söyledikleriniz ilginc geldi bir kaynak varsa link alabilirmiyim

G

Egemen Çıkıkcı neye dayanıyorsunuz

N

Kuran terminolojisini gidin bir daha anlamaya odaklı olarak çalışın bu mantıkla giderseniz bir çok ayet anlamını yitirir kendi kendinize yada temelsiz kaynaklardan ayeti saptirmayn

N

Kur'an'a dayanıyorum.. Peki 30 dakika bekleyin... Size uzun ve meşakkatli bir açıklama yapıcam... Ayetlerden örnekler vererek...

E

Ayrıca post sahibini bula bula bu konuyu bulduğu için ne desem azdır... Başka anlayacak konu bulamadınız mı ?

E

Size süresiz zaman var hepsini çürütürum keza kaynak kuran

N

Post sahibi bugün iyi değil ne yazdığını anlıyor nede yazılanı

N

Yanliz bu kuran gercekten ilginc bir kitap herkez farkli yorumluyor farkli anliyor bazen düsünüyorum ben hep yanlis anlayanlardan oldugum icin inacsizim

G

Kuran ilginç bir kitap değil gayet net açık anlaşılır bir kitap sadece eksik bilgiler ile herkez yorumluyor ayeti detaylı incelemeden sadece üstten herhangi bir meal okuyarak herkez yorum yapmaya çalışıyor

N

Necmettin Tekdal bey ama arkadas farkli anlatiyor sizin söylediklerinizle hic alakasi olmayan seyler acaba sizde benim gibi bazi seyleri yanlis anliyor yada kaciriyor olabilirmisiniz?

G

Gökhan Waha sizle bi kaç soru cevap yapalım neden inançsız olduğunuzu birkez daha sorgularsiniz

N

Arkadaşın açıklamasını görelim kendince yok bu su diyor

N

Acikcasi inanciydim ve hala icimde o inancin kirintilari var ama su hadisler deki tutarsizliklar ve yine hadisle anlatilan peygamberin zeydin esini ciplak görüp sonra ayet gelip nikahlanmalari kafamda cok büyük soru isaretleri birakti

G

En büyük sebebi bu oldu

G

Ha işte biz hepsine cevap bulacaz burda

N

Başlayalım sıfırdan hem ben hem siz sorgulamıs oluruz

N

Tmm öncelikle hadislerin islamda yeri varmidir yokmudur?

G

Hocam eger hadisler islama girerse icinden cikilmaz bir hal aliyor

Gökhan Waha 3 yıl

Iyidi kuranda zaten demiyormu allah size apacik bir kitap indirdim okuyup anlayasiniz diye

Gökhan Waha 3 yıl

Bu sorunuzu unutmayın ben size soru sormak istiyorum buna cevap gelecek öncelikle bir Allahın var olduğuna kesin olarak inancınız var mı

N

Su evenin mimari olmadigini inanmak bence aptalliktir

G

Aynen size katılıyorum mutlak bir yaratıcı olmak zorunda peki bir yaratıcı var peki bizi neden yaratmış olabilir fikriniz varmı

N

Yaratıcı diyorki ben yaratırım ama yarattığın birşey olmazsa yaratıcılığın nerde kaldı yaratmak allahın potansiyel özelliğinden kaynaklanır evrenin yaratılması sebebi de budur. Evrenın yaratılmış. Olması bir ihtiyaç meselesi değil özellik meselesidir. Yaratıcının yaratma özelliğin den kaynaklanır.

Sezer Müren 3 yıl

Ayrıca evren allah tan gelir allah yaratıkları nda tecelli eder görünür çünkü yaşam ondan bir parçadır belki de görmek istedi dediki ben yaratıcıyım yarattığını hem yaratarak kendinde yaratıcılıgınıda yarattıklarında görmek istedi belkide.

Sezer Müren 3 yıl

Allahın bizi neden yarattığı kadar bizi yaratarak bizden ne istediği de önemli.

Sezer Müren 3 yıl

Necmettin Tekdal bizi imtihan icin yaratmis olamaz kaldiki kendisine inanip hic günah islememizi isteyen yaratici bizi o sekilde yaratirdi. Bence bizi yaratan sadece varligini bize bildirmek icin yaratti bunuda kutsal kitaplarla degil bize vermis oldugu akilla düsünerek onu bulmamizi istemistir yasadigimiz evrende ki denge muhtesemlik zaten beni ona götürüyor ve ona karsi saygi duymami sagliyor. Bizi hep ona ibadet etsin diye yaratmiz olamaz ki semavi dinlerde günah diye tabir olan eylemleri de ve ona yönelme bilincinide yaratici bize kendisi verdi kendi verdiginden dolayi bize ceza kesmesi hic mantikli degil

G

sizin için bir video umarım anlarsınız https://www.youtube.com/watch?v=pQazosZv5_A

E

Caner beyin kitaplarini okudum bu videoyuda izleyecegim

Gökhan Waha 3 yıl

Sizin dediğinize göre peygamberlerin olmaması gerekir yani peygamberlik yok din yok peki kendi aklımızla bulmaya çalışalım Allahi nasıl bulacaz siz bana öğretin bende size uyacam sabahtır yazan kim bekliyorum bişey yok siz devam edin

N

Zülkarneyn açıklamak için Kehf 83-90 arasındaki ayetlere bakacağız..

“Zülkarneyn” sözcüğü “ ذوzü” edatı ile “ قرن karn” sözcüğünün tesniyesi “olan “ قرنين karneyn” sözcüklerinden meydana gelme bir tamlamadır. Anlam olarak “iki karn sahibi” demektir.
“Karn” sözcüğü, “boynuz”, “büyük çadır”, “bir çağdaki insanların ömür süresi; çağ”, “aynı zaman diliminde bulunma açısından bir araya gelmiş toplum, nesil, kuşak” anlamlarındadır.

Bu açıklamaya göre “Zü’l-karneyn” tamlaması, “iki boynuz sahibi”, “iki büyük çadır sahibi”, “iki çağ sahibi”, “iki nesil sahibi” anlamlarına gelmektedir.

Pasajın tümü dikkate alındığında, “Zülkarneyn” tamlamasının anlamlarından “iki çağ sahibi” anlamının tercih edilmesi gerekmektedir.

Kehf 83. "Ve sana Zülkarneyn'den soruyorlar. De ki: “Size ondan, bir hatırlatma/öğüt okuyacağım:"

Burada Allah peygambere zülkarneyn ile ilgili sorular sorduklarını ve onun kim olduğunu açıklayacağını söylüyor..

Kehf 84. "Şüphesiz Biz Zülkarneyn için yeryüzünde iktidar sağladık ve ona her şeyden bir sebep verdik."

Kendisi bir hükümdar, devlet başkanı imiş...

Kehf 85. "Sonrao, bir sebebe tâbi oldu."

Sonra bir maceraya atılmış...

Kehf 86. "Sonundao, Güneşin(Vahyin) battığı yere vardığı zaman, güneşi (vahyi), kara bir balçıkta batıyor buldu [orada ilâhi ilkeler hayattan çıkarılmıştı]. Bir de bunun yanında bir toplum buldu. Biz dedik ki: “Ey Zülkarneyn! Onları ya cezalandırırsın veya onların hakkında iyi-güzel davranırsın.”"

Kehf 87,88.O dedi ki: “Kim şirk koşarak yanlış; kendi zararlarına iş yaparsa kesinlikle ona azap edeceğiz; Sonra Rabbine geri döndürülecek, sonra O da onu görülmemiş bir azapla azaplandırır. Amma her kim de iman eder ve sâlihi işlerse artık buna da en güzel karşılık vardır. Ve Biz onun için emrimizden kolay olanı söyleyeceğiz.”

Şems (Güneş) suresinde güneşin vahiyler ve güneş parıltısının vahiylerin saçtığı ışık olduğu uzun uzun ispatlanabilir...

Bu ayetlerde bu Zülkarneyn'in Kur'an'dan uzak bozuk bir yere ve gittiği ve o gittiği yerde bir toplum olduğu bildiriliyor.. Ve diyor ki: Ya onları cezalandırırsın veya onların hakkında iyi güzel davranırsın... Yani bu zülkarneyn bir peygamber...

Kehf 89.Sonra Zülkarneyn, bir sebebe uydu.

Kehf 90.Sonunda, güneşin (vahyin) doğduğu yere vardı. Vahyi bir toplum üzerine doğuyor buldu. Öyle ki Biz onlar için, vahiy olmayan bilgilerle bir siper yapmıştık.

Kehf 91.İşte böyle! Ve Biz onun yanında olan şeyleri bilgi yönünden kuşatmıştık.

işte geldik dananın kuyruğunun koptuğu yere... 88. ayette zülkarneyn'in ikinci bir maceraya çıktığını... 90'da güneş'in yani vahyin doğduğu yere geri gittiğini ki burası Mekke'dir..

ayrıca yine 90'da Vahyi(güneşi) bir toplum üzerinde doğuyor buldu diyerek Mekkelilerin yeni yeni Kur'an'ı anlamaya başladıklarını...

yine 90'da "vahiy olmayan bilgilerle bir siper yapmıştık. " Peygamberin bu mekke'ye dönüşü Allah'ın emri ile değil, kendi isteğiyle yaptığını ancak kendi hünerleri yani vahiy olmayan bilgileri ile çok iyi bir siper elde ettiğini ki bu tarihte "Hüdeybiye Antlaşması" diye geçer, anlatıyor...

92.Sonra iki çağ sahibi, bir sebebe uydu.

93.Sonunda iki sözleşme arasına ulaştığında iki toplumun [Medîne ve Mekke toplumlarının] astlarından, hemen hemen hiç söz anlamayan bir toplum [Hayber Yahudilerini] buldu.

94.Söz anlamaz toplum [Hayber Yahudileri] dediler ki: “Ey iki çağın sahibi! Şüphesiz akıncılar ve komutanı [Muhammed ve ordusu] bu topraklarda bozguncudur [ziraattan anlamıyorlar, araziye yazık ediyorlar]. Onun için, bizimle onlar arasında bir vesika yapman şartıyla sana bir vergi versek olur mu?”

Bu son 3 ayetin orjinalinde yani arapçasında olan “ سدّ Sedd”: Bu sözcük, “aralığı kapatma, gediği kapatma, kargaşayı engelleme” demektir. Sözcüğün “sedde, yesüddü” şeklindeki fiilleri, “düzeltti, barışı sağladı, belgeledi, vesikaya, belgeye bağladı” anlamında çekilir.

Biz “sedd” sözcüğünün bu anlamlarından “vesika [belge]” anlamını tercih ediyoruz.

Ayette kullanım şekli olan "“İKİ SEDD [VESİKA] ARASI”

Ayette geçen bu ifadeyle iki ayrı belgenin imzalandığı iki kentin arasına işaret edildiği görülmekte. İmzalanan iki belge Medine Vesikası ve Hudeybiye Vesikası; imzalandıkları kentler de Mekke ve Medine kentleridir. Bu iki kentin arası ise Hayber kentidir.

“SÖZ ANLAMAZ KAVİM”

Zülkarneyn, Hayber’e vardığında “iki kavmin astlarından, neredeyse hiç söz anlamayan bir kavim buldu” buyrulmaktadır. Burada Zülkarneyn’in karşılaştığı toplumun iki özelliği verilmiştir. Birincisi, bu toplumun Mekke ve Medine toplumlarına göre seviyesiz oluşu, diğeri de “neredeyse hiç söz anlamayan bir toplum” olmalarıdır.

Ayetin orijinalinde “ يفقهونyefkahûne” sözcüğü kullanılmıştır. Bu sözcük, dil bilmez anlamında değildir. Bu sözcük “ الفقهfıkıh” sözcüğünün türevlerindendir.

Fıkıh” sözcüğü, “bir şeyi bilmek, onu anlamak” demektir. “Fıkıh”, saygınlığı, şerefi, üstünlüğü diğer bilgilerden fazla olması nedeniyle zamanla “din bilgisi, din anlayışı [hukuk bilgisi, hukuk anlayışı, medenî kanun bilgisi]” anlamında kullanılır olmuştur. Bu durumda, ayette geçen “neredeyse hiç söz anlamayan bir kavim” anlamındaki “lâ yekâdûne yefkahûne kavlen” ifadesi, bu toplumun “elinden gelse, kanun, nizam tanımayacak, hak hukuk önemsemeyecek bir toplum” olduğu mesajını vermektedir.

Bilindiği gibi, verdikleri sözde durmama, ahitlerini, misaklarını bozma, yaptıklarını gönüllü yapmama gibi davranışlar İsrailoğulları’nın sıklıkla işledikleri davranışlardır.

Bu durumda, burada sözü edilen toplum “Hayber Yahudileri”dir. Nitekim Hayber’de yaşayan Yahudilerden bir kısmı, Medine sözleşmesine riayet etmeyerek Medine’den oraya göçmüş bulunan Yahudilerdir.

"SÖZ ANLAMAYAN KAVİM " Nasıl oldu da Yec'üc Mec'üc diye çevrildi? Yec'üc Mec'üc Nedir ?

“Ye’cüc” ve “Me’cüc” sözcüklerinin Arapça olmadığı hakkında görüşler ortaya atılmıştır. Hatta Kur’an’daki Arapça olmayan kelimelerin tespit ve açıklaması konusunda yapılan çalışmalarda, bu sözcüklerin “Harut” ve “Marut” sözcükleri gibi yabancı [Yunanca] olduğu, sonradan Arapçalaştırıldıkları nakledilmiştir

Bu sözcüklerin yapılarına ekleme çıkarma yapılmak suretiyle Arapça olduğu da kabul edilmiştir. Bu konuda bizim de bir hayli gayretimiz olmuş, ancak bu gayretler de boşuna olmuştur.

Şöyle ki: Bu sözcükleri Arapça kabul edebilmek için, bu sözcüklerden “ يأجوج Ye’cûc” sözcüğünün “ateşi alevlendirmek, ateş sesi, acı vermek [tuz acısı]” anlamındaki “ ا ج جecc” kökünden; “ مأجوجme’cûc” sözcüğünün de “atmak, saçmak” anlamındaki “ م ج جmcc” kökünden türediği düşünülebilir.

Ne var ki, bu kökten her ne kadar “ يأجج ye’cücü” veya “ يؤجج yü’cicü”, يمججyemcicü” kalıbında geniş zaman fiili oluşturulabilse de, hiçbir zaman “Ye’cûc” veya “Yâcûc”; “Me’cûc” veya “Mâcûc” kalıbında isim oluşturulması mümkün değildir. Bu durumda, isim olan bu sözcüklerin Arap diline başka dillerden geldiğini kabul etmek zorunluluğu doğmaktadır. Tüm dillerde bu tarz yapılandırmalar vardır. Buna “Herc ü Merc”, “Harut Marut”, “herrü merrü” gibi sözcükleri örnek verebiliriz.

E

Necmettin Tekdal cok basit yaraticin verdigi akilla insan irki yüz yillardir evreni var olusu inceliyor ve bir birikimimiz var buna bilim diyoruz. Bilim bize ne söylüyor bi bakalim bir agac yapragini örnek alalim icinde hücreler fotosentez yapiyor sanki icerisi bir fabrika gibi calisiyor ve bunu bize biyoloji bilmi söylüyor kutsal kitaplar yada peygamber söylemedi. Iste tam burada düsünüyorum nasil? Nasil olurda bu yaprak parcasi bizim göremedigimiz isleri bir fabrika gibi yapiyor iste burada insan üstü (neden insan üstü cünkü insan gezegenin en zeki canlisi böyle birseyi yapmaya gücü yetmiyor) devreye giriyor bunun mimari var diyorum ve onu buluyorum

G

Bunu yeni 50 100 yıldır biliyoruz bundan önceki insanlar

N

Yani arkadaşlar.. Zulkarneyn(Peygamber), Medine'ye yani vahyin olmadığı yere gitti oradan vahyin doğduğu yere yani Mekke'ye geldi ve kendi çabaları ile vahiysiz hüdeybiye antlaşmasını bağladı... Gerisi böyle gidiyor işte...

E

Zülkarneyn 2 çağ, çadır, boynuz sahibi yani Mekke ve Medine devlet başkanı Resülallah'tır..

E

Egemen Çıkıkcı sana dönecem ne kadar yanlış olduğunu açıklayacam Gökhan Waha ile bitirelim biz

N

Necmettin Tekdal ya kutsal kitaplardan önceki insanlar? Soruya soruyla karsilik verebilirim ama ben cvbini vericem sizde verirsiniz.

Bundan öncki insanlar da zeki insanlardi bknz iskenderiye. Yinede sizi tatmin edicek cvb sudur gece ve gündüz eski insanlarin düsüne bilecegi bir örnek herkezin gözüyle görebildigi bi durum bu nasil oluyor diye düsüne bilir bi insan ve tanriyi bulmak icin sunu sorabiir ben istersem gece istersem gündüz yapabiliyormuyum hayir ozaman bir kural var bir denge var insan yapmiyorsa bunu kim yapiyor? Bu sekilde her cağa göre örneklendirebilirim

G

Uzar bu kısa kesmek için hadi buldu diyelim peki neden eşit değiliz ?

N

Hangi konudan esit degiliz?

G

Egemen Çıkıkcı okumaya basliyorum

G

Zeka konusunda güzellik konusunda uzar gider aklınıza ne gelirse onu geçtim neden Allah bunca zulme karşı bir şey yapmıyor? Şuan zulüm var dünyada neden haksızlık karşısında yardım yada müdahale etmiyor ?

N

Necmettin Tekdal cok güzel tam istedim bir soru sordunuz

Yaratici tek tip model üzerinde kara vermemis cesitlilikten yana kullanmis karari bu onun karari saygi duymak zorundayiz.
Zulüm konusuna gelince benim tanrim insanlara akil ve kocaaaaman bir gezegen vermis yasamamizi onu bulmamizi bunu yaparkende bizim herseye ve herkeze saygili olmamiz gerektigini anlamamiz icin yine akil vermis zira suan dogaya yapilan saygisizliklar gezegenin isleyisini bozuyor gibi örneklendirebilirim ama senin inandigin tanri kendine inanalari koruyacagini vaad ediyor her firsatra israil ogullarinin kiyamete kadar sürünecegini söylüyor ama tam tersi neyse zulüm insanlarin aklini kullanmadiklari icin kendi irkina yaptigi en büyük aptalliktir.

G

Eşşemsu vel kameru bi husban, Ay ve Güneşle ilgili hesaptan bahseden ayet bu ayettir, Zulkarney'de ora halkının anlayabileceği bir kavram üzerinden açıklama yapıyor, bu gün bile bilim adamları henüz Güneşin doğup batması hakkında gerçek terimler yerine algı haline gelmiş terimleri tercih ediyorlar, aynı durum elektrik anahtarları için kullanılıyor, devreyi kapat yerine elektriği aç şeklinde bir ifade kullanılıyor, bunlardan çelişki çıkarmaya çalışmak olmaz, dünyanın tam bir yuvarlak olmadığı zaten çok açıkça biliniyor, o halde onun da doğru şekilde kullanmak gerek, kutuplardan basık ekvatordan şişkince, şu kadar derece eğimli, bazen ekseni değişebilir, gibi uzunca bir modern tanım olmalı ,

K

Hem de, dünya engebeli, çukur tümsek, beşik gibi falan bu gerçek terimleri de kullanmak gerek ,

K

Kemal İşbilir bey ayetin anlami fakliymis Egemen Çıkıkcı bey acikladi siz ne düsünüyorsunuz bu konuda?

G

Dünyanın eksenini görüp tutan filmini çeken var mı, ekvatorun resmini çeken, ekvator çizgisini çizen kimdir, hangi kalemle çizmiştir, meridyen ve paraleller hangi renklerle yeryüzdedir, falan şimdi izafi olarak koordinat olarak kabul edilenler alaya alınmaz, başka bir hesaplama tekniği ile de daha farklı koordinatlar ortaya konabilir, bunları çelişki olarak göremeyiz, kabul edilmiş birer bilgi olarak anlarız, Bazı değerlendirmeler daha sonra değişebilir,

K

Gökhan Waha başka ayet olursa anlamadığın açıklarız... Kur'an üzerinde çok toz var üfürülecek... Bu bir ihanet hikayesidir... İslam kesinlikle bozulmadan bugüne gelmemiştir... Bugün ki din putperest bir dindir... Kur'an ile ilgisi yoktur

E

Egemen Çıkıkcı cok ilgin daha önce böyle bir yaklasim görmemistim.

17/60- Hani sana, “Muhakkak Rabbin, insanları çepeçevre kuşatmıştır” demiştik. Sana gösterdiğimiz o rüyayı da, Kur’an’da lanetlenmiş bulunan o ağacı da sırf insanları sınamak için vesile yaptık. Biz onları korkutuyoruz. Fakat bu, sadece onların büyük azgınlıklarını (daha da) artırdı. 12 12 mirac ile ilgili ayetleri oldugu gibi anlamamiz mi lazim yoksa onlarda da oynama olmusmu

G

ovvvv yine çok uzun bunu geçelim... Burada en basiti rüya değil görüntü olacak yani uykuda değil... Ağaç da değil bu arada, ağac adem ile ilgili ayetlerde de hainler tarafından yanlış çevrilmiş.. Yahudi inancına uydurmak için adem'in cennetten bir ağaca yaklaştığı şeklinde bir mana çıkartmışlardır... Ayette seçere der adem ile ilgili ayette... Kısaca detaya girmeden ki gerekirse başka bir gün gireriz, adem ve kavmi Allah'ın yasakladığı bir seçere yani karmaşık bir olaya.. Ağaca karmaşıklığından dolayı ağaç denmiştir.. Ağ dan gelir balıkçı ağından... Yine karmaşıklığından dolayı... Neyse kısa kesicem.. Adem ve kavmi bu şeçere yani karmaşık şeyi Allah yasaklamasına rağmen istifledi.. Günümüzde bunu şeçer için para diyebiliriz... Adem ve kavmi bu o zamanın değerli, karmaşık şeyini istifleyince, bulundukları bölgeyi (Kur'an'da burası için sonlu cennet der yani dünya üzerinde, sonsuz cennet ahirettedir) yani cenneti cehenneme çevirdiler diğer insanlar için ve sonuçta cehennemde yaşadılar... Sonra Allah onları affetti diye gider Kur'an'da o hikaye... Yani bugün bir adam atıyorum 20 milyar dolar kasasında istifleyince o para ekonomiye katılmıyor dolayısı ile cepten cebe dolaşıp insanlar bundan istifade edemiyor ve fakirleşen insanlar birbirini gırtlaklıyor... İşte adem'in hikayesi de aynen böyleydi... Allah öğüt olsun diye bildirdi bize... Yani bu ayette ki ağaç diye çevrilen şey de bu karmaşık şey, mal mülk para... Adem ve kavmi bunu istifleyince cehenneme döndürdü etraflarını... Tek bir ağacı açıklamak bu kadar uzun sürdü bu ayeti geçin ilerde öğrenirsiniz birgün başka ayeti açıklayalım

Egemen Çıkıkcı 3 yıl

Egemen Çıkıkcı ne saçmalıyorsunuz sz çok bilmiş gibi ağaç kelimesinin ağ yani balıkçı ağından geldiğini ne mantıkla söylüyorsunuz ayet Arapça bir ikincisi balıkçı ağı galiba tam uyduramadinizi düşünmediniz neyin neyden tureyecegini ayetlere kafanıza göre anlam veriyorsunuz anlam verseydiniz yine neyse de uzamtycm of yine uzun

Necmettin Tekdal 3 yıl

Necmettin Tekdal siz gelmediğini hangi mantıkla söylüyorsunuz ? Ben etimoloji yani kök bilimi ile kelimelerin kökenine inme bilimini kullanıyorum..

Egemen Çıkıkcı 3 yıl

1500 yıl önce ki dili anlamak için etimoloji şarttır.. Bu ilimden haberiniz bile yoksa lütfen Kur'an'ı izah etmeyin.. İlkokul mezunu hocalar yüzünden bu din bu halde zaten

Egemen Çıkıkcı 3 yıl

ne alaka yani etimoloji ile ağaç balıkçı ağı ve Arapça hani Arapça ağaç olan kelimenin kokunu desen belki derim he

Necmettin Tekdal 3 yıl

Gökhan Waha Allah adaletsiz size göre biz bu dünyaya sadece Allahı bulmak için geldik zaten islam da bunu emrediyor peki Allahı bulduktan sonra verdiğiniz cevaplar alakasız binlerce insan suçsuz yere ölüyor binlerce kadın tecavuze uğruyor size göre bunlar normal bunları yapmayın ama yapana da yapanlara da bir ceza yok Allah tarafından Bir Allah kuşkusuz var bir Allah varsa bizden ne istediğini elbet bize bir elçi yoluyla bizden olan bir insan ile bize bildiriyor yani peygamberler ile daha önceki yani İslamiyeten önce dikkat edin gelen dinler peygamberler tevhidi Allahı anlatmışlar Allahın bize emrettiklerini önceki tebliğ edilen dinler gerektiğince insanlara açık bi şekilde gösterilmiştir bunlara rağmen insanlar inanmamış sapitmislardir kaldı ki kendi başımıza bulacaz diyorsunuz
İslam son din olarak inmiş ve Allah katında tek hak din İslamdır öncelikler zamanında gelip geçtiler önceki dinler önceki insanları ilgilendiriyordu şimdi islam herkezi gelecek bütün insanları yaşayan kim varsa insanoğlu olarak herkeze bir tebliğdir Allah bizi yarattı ve emirlerine göre yaşamamızı ona kulluk etmemizi buyrmaktadir daha var olan göz önünde olan bir konuyu kabullenmeyen insan kendi başına Allahtan bir elçi gelmeden Allahı bulup emirlerini yerine getiremez bugün Allah ismi bile bizlere öğreten yine kainatın sahibidir bize özetlemek gerekirse

Biz bir olan Allahı göremiyoruz ve Allah bu evren için belli başlı bi düzen için ve kendisini tanittirmak isteyecek peki biz Allahı göremiyoruz görmek için napiyoruz faaliyet ve icraatlarina baktiktan sonra peki bizim bir Allah a çıkartmak için kendisine kendisini tanittirmak için bir zatı göndermiş olması gerekmez mi kesinlikle
Mesela bir ağaca baktığımızda bir yaratıcınin ismini nerden göreceksin biri öğretmezse mesela bir ağaçta allahin musavdil sıfatı var şekil vermek hay ismi var hayat veren mesela müzeyyen sıfatı var sanatlandiran ziynetlendiren bir zat bize öğretmezse basit gördüğümüz bir ağacı bile yaratıcının varlığına nasıl varmış olabilecez baktığınız zaman peygamberler toplumları düzeltmek toplamak için gelmişler
Bir yaratıcı var ve mantık çerçevesinde bize kendisini tanıtmak için bir zat kişi göndermesi gerekir ve o zata bir mesaj göndermesi gerekir ve ilahi bir mesaj olması gerekir işte biz bu mesaja kur'an diyoruz bu kuranın içinde ne var Allahın isim ve sıfatları ve o zat yani o peygamber o ilahi mesaja bakıyor ve bizlere o ilahi mesaj da bir takım bilgiler aktarıyor yani burdan anlıyoruz ki bir Allah var bir peygamber var ve o peygamberin bize bu kâinatta ilahi mesajları verebilmek için bir ilahi mesajın bir ilahi kitabın olması lazım mesela bu kitap 1400 yıl önce bizlere bir takip bilgiler vermiş mesela evrenin genişlemesi bugün evrenin genişlemesi dediğimiz olayı bilim olarak bizler 100 200 yıldır keşfettik şimdi inandığımız bir peygamber var okuma yazma bilmiyor 1400 yıl önce bugünü görerek evrenin genişledigi mesajıni veremeyeceginden demek ki evrenin genişlemesini yaratan ve genisleyecegini söyleyen ve ona ilahi bir kitap olarak gönderen bir ilâh olmak zorunda ve bir peygamber olmak zorunda ve bir kitap olmak zorunda biraz işim çıktı donemedim Gökhan

N

http://kurandaceliskiolmaz.com/kuranda-gunesin-suyun-icine-battigi-iddiasina-cevap/

Ş

Yine saçma bir tevil daha

O